|
Ýstanbul’daki korkunç sel felaketinde can ve mal kaybýnýn artmasýndaki en büyük etken; taþýyamayacaðý kadar kalabalýk nüfusun oraya yýðýlmýþ olmasýdýr. Ýmara açýlmayan yer kalmadý. Ýstanbul Orman Bölge Müdürü emeklisi bir bey, “ Tahrip edilen orman alanlarýna hafriyat topraðý döktürerek aðaçlandýrdýðýný. Görevden alýnmasýndan sonra, Kaçak döküm mafyasýnýn baskýsýyla bu iþin engellendiðini” bildiriyor. O kadar büyük kalabalýk nüfus, orman falan býrakmayýnca; elbette sellere teslim olunur. Dere içleri bile ruhsatlý villalarla dolu!
Birçok yayýn organýnda yer alan, “Rant amacýyla o çevrenin çok önceden ucuzca satýn alýnarak kapatýldýðý” iddia ve haberlerine hiç deðinmeyeceðim. Üçüncü köprü yapýlýr da yýðýlma daha da patlarsa, felaketlerin boyutlarý ülkemizin kaldýramayacaðý derecelere varabilir. Elbette belediye baþkanlarýnýn yetersizliði ve önlemsizliði var. Merkezi yönetim de, belediyeler üzerindeki devlet ve mülki idare amirlerinin kontrolünü yok ederek, yanlýþ yapmýþtýr. Bundan da beteri, Ýstanbul ve çevresindeki yýðýlmayý çoðaltacak yönde atýlan adýmlar. Teþvikli sanayi bölgelerinin turizme ve kültüre yönlendirilmesi gereken Ýstanbul ve Marmara bölgesine yýðýlmasý, tüm ülkemize zarar vermiþtir. Devlet Yatýrýmlarýnýn oraya odaklanmasý, özel yatýrýmlarýn da oraya taþýnmasý sonucunu doðurdu. Ýnsanlar, iþ ve ekmek bulmak için Ýstanbul’a gitmeye mecbur býrakýldý. Felaketleri büyüten ve dev metropolle çevrelerini yaþanmaz hale getiren; kalabalýðýn dayanýlamaz boyutlara varmasýdýr. Yer darlýðý ve pahalýlýðý, halký dere içlerine bina yapmaya zorladý. Ýþsiz ve yoksul kalanlar ise, böyle bir felaketti yaðma için fýrsat sayacak kadar çaresiz duruma düþürüldüler.
*30 kiþinin selde boðulmasýný, önemli bir olay deðilmiþ gibi gösterebilirsiniz. *Cesedi bulunmayanlarý hesaba katmayabilirsiniz *Yaðma olaylarýný; çekilen yaðma fotoðraf ve filmlerine ve birçok yaðmacýnýn göz altýna alýnmýþ bulunmasýna raðmen, inkar edebilirsiniz. Fakat tüm yatýrýmlarý boðaz çevresine getirmeyi sürdürürseniz; çok daha aðýr felaketlere davetiye çýkarmýþ olursunuz. Yollar okyanus olmuþ geçilmiyor. Dünya çapýndaki en önemli havaalanýna ulaþýlamýyor. Ölenler, bulunamayanlar, yaralananlar, yýkýlan ve yok olan servetler! Daha neler, neler. Doðrudan ve dolaylý zarar milyar dolarý bulur.
O mahþeri kalabalýðýn ulaþým problemi çözülemiyor. Pür telaþ dýþarýdan pahalýya aldýðýnýz, milyarlarca dolarlýk metrobüsler boþa gidiyor. Plansýzca yapýlýp-yýkýlan köprü ve geitlerle, milyar dolarlar heba oluyor. Çözüm üretemiyor, israf yapýyorsunuz!
Üçüncü köprü Ýstanbul’un nüfusunu orta vadede ikiye katlayacakmýþ. O zaman (Allah göstermesin) depremde ve su baskýnlarýnda can ve mal kayýplarý dayanýlmaz boyutlara varýr. Boðazýn altýndan demiryolu dahil, tüm ulaþýmlara yetecek tüp geçit yapýlmakta. Üçüncü köprüye gerek kalmaz ki!
Kendi taþýma sistemlerini deniz ve demiryolu aðýrlýklý hale getiren sömürgeci güçler, bizi karayolu taþýmacýlýðýna zorlamýþ. Demiryolu geçiþi olmayan birinci köprüye karþý çýkanlarý, bu yönüyle haklý görmek mümkündür. Ýþin kötüsü, üçüncü köprüde de demiryolu olmayacakmýþ! Ýsraf yapýlmýþ olur.
Devlet bankalarýný da Ýstanbul’a taþýrsanýz; sýkýþýklýk kýyamet boyutlarýna varýr. Tüm ülke nüfusunu, zaten sýðýþýlamayacak kadar kalabalýklaþýp mahþere dönmüþ olan Boðaz çevresine gelmeye mecbur býrakmayýn. Allahýn rahmeti bile, böyle felakete döner! Tüm iþ alanlarý Ýstanbul’a yýðýlýnca; pasaport da sorsanýz, vize de isteseniz, on milyonlarca vatandaþ daha, yeniden Ýstanbul ve çevresine yerleþmek zorunda kalacak. Ýkinci Dünya savaþýnda Ýstanbul kýsmen boþaltýlmýþ ve Kuleli Askeri Lisesi Akþehir’e gelmiþti. Nüfusu 30 kat artan, tüm yaþamsal kurumlarýn yýðýldýðý ve savaþta korunmasý en güç olan Boðaz çevresini seyreltmek olanaksýzlaþtý artýk!
|