|
2006 yýlýnda Kültür Bakanlýðýnýn onayý ile Yalvaçtaki kütüphaneye on bin kitapla katký yaparak ayrý bir bölümde hizmete sunulmasýný saðlamýþtým. Genç meslektaþým Kaymakam Nevzat Taþdan çok yardýmcý oldu. Akrabam Orhan Bey, yeteri kadar dolap yaptýrdý. Genel müdürün de katýldýðý törenle bölüm açýldý. Sonra kitap göndermeyi sürdürdüm; arkadaþlarým ve okuyucularým da gönderdiler; ayrýlan bölümdeki kitap sayýsý on beþ bini buldu. Bakanlýk teþekkür plaketi verdi. Ertesi yýl Ankara’dan giden bir arkadaþ; “Kitaplar henüz kayýt edilmediði için; yeni bölümden kitap verilmediðini” söyledi. Kaymakam beye telefon ettim; “Ücreti tarafýmdan ödenmek üzere kitap kayýt iþi için yüksek eðitimli geçici eleman bulmakta yardýmcý olmasýný” diledim. Kütüphane müdürü: “Kayýt iþinin uzmanlýk istediðini, kendilerinin kaydý tamamlayacaðýný” iletti.
Þimdi beþ gün önce Yalvaç Yüksek Meslek Okulundan bir öðrenci aradý: Okumak istediði kitabý, alamamýþ. “Kayýtlar tamamlanmadý; daha on yýl sürer” demiþler. Demek ki personel az; geçici bir takviye gerekiyor!
Geçmiþte ayný partide (deðiþik dönemlerde) milletvekilliði yaptýðýmýz sayýn Kültür Bakanýmýz Ertuðrul Günay’dan dileðim var: “Yalvaç Ali Rýza Efendi Kütüphanesine, kayýt iþinde uzman birkaç eleman gönderilsin. Bu iþin giderlerini üslenmeye hazýrým. Sayýn Isparta Valisi ve Yalvaç Kaymakamýndan da konuya çözüm bulmalarýný dilemekteyim.
Eðer bu olanak verilmez ve kitaplarýn okunabilmesi yýllarca ileriye atýlýrsa; ne yapabilirim? 1-Kitaplarý geri isteyerek, yalvaç’ta ayrý bir kütüphane kurmak için baþvurabilirim. 2-Yalvaç Meslek Yüksek Okulu yer ayýrýrsa; oraya aktarabilirim.
3-Kütüphanesi olmayan bir yere taþýmak isterim.
Her fýrsatta kitap kolilerini göndermeyi sürdürüyordum. Kitaplar çoðaldýkça kayýt iþi uzayacaðý için; yeni kitap gönderme iþine ara vermem gerektiðini de anlamýþ oldum! Ne acý!
***
Yalvaç’ta Kara Kadý ismiyle anýlan Hacý Ali Rýza Efendi(1830-1902) Alanya kadýlýðýndan, Çoruma atandýðýnda; sýlaya uðramýþ. 654 el yazmasý kitabýný, Eski Cami’nin muvakkithane odasýna býrakmýþ. O zamanlar Yalvaçta bol olan medrese mezunu hocalardan birini, kendi cebinden para ödeyerek görevlendirmiþ. Cumhuriyette Halk Evi’nin bir odasýna kütüphane kurulmuþ. Ýlk memuru, Muzaffer Tütüncü idi. Bakanlýðýn yolladýðý kitaplarla büyüdü. En zengin ve eski eserlerin bulunduðu YALVAÇ MÜZESÝ, bu kütüphanede biriken eserlerle kuruldu. Sonra Müze ve kütüphane için ayrý binalar yapýldý.
Birkaç yýl önce El yazmasý eserler bakanlýkça Süleymaniye ve Konya kütüphanelerine taþýnmýþ. O eksilmeyi gidermek istemiþtim. Kayýt iþinin üç yýlda tamamlanamamasý; kafamda þok yarattý.
Ýþin bir baþka boyutu; kitap okuyamadýðý için sýzlanan neden bu kadar az? Okuma alýþkanlýðýmýzýn bulunmadýðý, ayrý bir acý gerçek! Ödünç kitap verme yöntemi, belki çözüm olabilir. Baþka ülkelerde kütüphaneler, sinema gibi kalabalýk. Otobüste, metroda herkes (ayakta bile dursa)elindeki kitabý okuyarak zamaný deðerlendiriyor.
Eðer kayýt iþi hemen tamamlanýrsa; okumaya gelenlere ikramlarda bulunulmasýný saðlayarak ve orada baþka sosyal etkinlikler düzenlenmesini planlayarak, hemþerilerimi daha çok okumaya teþvik etmeyi de düþünüyorum.
|