|
1-Bize ekmek veren iþletmeleri baltalamaktan çekinmiyoruz. 2-Ortaklýk kültürümüz çok kötü. 3-Osmanlý Türklere önem vermedi; geri kalmalarýný istedi. 4-Yeni atýlýmlara kapalý bir zihniyetimiz vardý. 5- Sömürgeciler sürekli isyanlar ve baþka tertiplerle bizi geri býraktýrdýlar. 6-Belediye yapýlanmasý yanlýþ; kötü amaçlara ve vurgunlara açýk!
Konuyu iyi anlatabilmek için doðduðum ilçeden baþlayacaðým:
-2008 kasýmýnda hac kafilesinde karþýlaþtýðýmýz hemþerim Emin Karga anlattý. O zaman “Hafýz Mektebi” denilen Kur’an kursuna birlikte gitmiþiz. Ücretsiz çalýþan Fevzi Hoca’da okuduk. Ýlkokulu bitirince tatilde o kursa gittim. Amme cüzünü ezberledim, Tebareke’nin ortasýna gelince; ortaokula baþladým. Alt ve üst iþaretleri varsa Arapça ve Osmanlýca yazýlarý þimdi de okuyabiliyorum. Müftü efendinin oðlu Faruk Aksu ve Han sahibinin oðlu Ali Osman Hoca ara vermeyip Hafýz oldular. Faruk sonradan Yargýç oldu. Ali Osman imamlýk yaptý ve hayýr iþlerine daldý. Ýlçemizde Kalýn ve ince, iki fabrika düdüðü çalardý. Ýri ses, Sümerbank’ýn çalýþtýrdýðý deri fabrikasýnýn; incesi Sinan’ýn fabrikasýndan! Orta iki’den sonra parasýz yatýlý Denizliye gittim Geldiðimde ikisi de kapanmýþtý. *Deri Fabrikasý, Kurtuluþ zaferinin coþkusu ve halkýn paralarý ile kurulmuþ. En büyük iþ alaný dericilik olan ve büyük tabakhanesi bulunan Yalvaç için biçilmiþ kaftandý. Þirketin yönetimini ele geçiren mütegallibe, paralarý yemiþ. Sümerbank, bir süre çalýþtýrýp; Ýstanbul’a taþýmýþ. Dericiliðin önemli merkezi Yalvaçtý; þimdi deðil! Ýþ alanlarý ile birlikte halkýn da çoðu Ýstanbul’a göçtü. Oradaki dernekte kayýtlý olan Yalvaçlýlarýn sayýsý 35.000. Ýstanbul tüm iþ alanlarýný alýp götürüyor. Ankara, Ýzmir, Adana, Gaziantep, Denizli ve diðer illerdeki sanayi de, zamanla Ýstanbul’a gidiyor. Üçüncü köprü, yýðýlmayý üçe katlayacakmýþ!. Anadolu ýssýzlaþýyor; çölleþiyor! Bundan daha tehlikelisi; tüm sanayi ve ekonomik varlýðýmýzýn tek bir yere yýðýlmasýnýn taþýdýðý riskler korkunç! Allah göstermesin bir saldýrý veya depremde ülkemizin yeniden toparlanmasý çok güç olabilir.
*Emin Karga ve aðabeyi çok çalýþkan ve atýlgan insanlardý. Ýlk iþ olarak Yalvaçta, elektrik motorlarý üretmeye kalkmýþ. Belediye kolaylýk göstermemiþ; tersine cezalar yazarak ürkütmüþ. Ýþçilerden bazýlarý çalýþan makineye cývata parçalarý atarak, kýrmýþlar. Ýstanbul’a gelmiþ. Ayakkabý fabrikasý var; toptan ve perakende ayný iþi yapýyor. Sinan’ýn fabrika da böyle baltalamalardan kapanmýþ. Emin Karga: “Belediye hiç kolaylýk göstermedi. Oranýn asýl sahipleri, makineleri Kula’ya taþýdýlar; Kula Mensucat öylece doðdu” dedi.
*Geçen yýl Yalvaç’ta oteli de bulunan bir inþaatçý, göle yakýn bir yere iki milyon dolarlýk otel yapmak istedi. O zamanki belediye izin vermedi. Bir yýl sonra izin vermiþler; fýrsat kaçtý mý bilmiyorum.
*Yeri gelmiþken kaydedeyim, Denizli Lisesine Nazilli’den gelen arkadaþlar gülerek anlatýrdý: “ Türkiye’nin en önemli tesisi olan Basma Fabrikasýnýn bazý iþçileri, ipleri kasten keserlermiþ. Ustabaþý, o ipleri bulup baðlayýncaya kadar, çalýþmaktan kurtulup sigara içtikleri için, bu ihanet sýkça yapýlýyormuþ.” Böylece geri kaldýk
*Osmanlý’da Türk kökenli Sadrý Azam çok azdýr. Bu tutumun nedeni kýskançlýk! Türkler, Padiþahý kendileriyle eþit veya yakýn biri olarak tanýmýþ olabilirler. Çocukken birlikte oynamýþlardýr. Çadýrlarý yan-yana, birbirinin aynýydý. Oysa yabancýlar; sultanýn ayaklarýna kapanýp eteðini öperek dalkavukluk yapmaktaydýlar. Osmanlý Anadolu’ya önemli yatýrýmlar yapmamýþ. Ýl ve ilçelerimizde daha çok Selçuklu ve Beyliklerden kalan eserler görülür.
Artýk iþ alanlarýný ve üretimle ihracatýmýzý artýrmak için, yeni bir barýþ ve kafa yapýsýyla yeni ufuklara açýlmamýz þart. Ülkemizi en ileri uluslardan da zengin ve üstün duruma getirmek üzere, tüm köhne alýþkanlýklardan kurtulmalýyýz.
|