|
Muðla iline, BEÞ KAZA da denirdi. Fethiye, Köyceðiz, Marmaris, Bodrum, Milas… Sonradan Datça ve yepyeni ilçeler de oluþtu. Milas’tan gelirken büyük kayanýn alt tarafýnda bodrum kat gibi olduðundan, Bodrum denilmiþ buraya. 1970’lerde gene turistik kýyý idi; sakin, doðal ve rahat bir yerdi. O tenhalýkta, yazlarýn aþýrý sýcaklýðý bile, bugünkü kadar bunaltýcý deðildi. Kalabalýðýn ve yönetim boþluðunun getirdiði düzensizlik, sanki sýcaklýðý birkaç kat artýrmýþ gibi. Ýlçe merkezinde nefes almak olanaksýz! Denizciler derneðinin kahvehanesi en iyi soluklanacak yer. Nizip’li bir vatandaþ masama geldi. Ýþsizlikten Ýzmir’deki akrabalarýný ziyarete gelmiþ. Ýþ bulamamýþ “Bari Bodrum’da denize gireyim” demiþ. “Burasý gemilerle dolu, deniz nerede? ” diye sordu. Gezi teknelerinden deniz görünmüyor. Kumbahçe tarafýný gösterdim. Elinde gazeteye sarýlmýþ küçük bir paket vardý; mayosu olmalý. Ýþsizlik ve ekonomik bunalým, tüm vatandaþlarýn kafasýna vurmuþ durumda…
Kýþ nüfusu otuz bini bulmayan ilçenin, yazýn bir milyonu geçen kalabalýðýna hiçbir devlet hizmeti yetmiyor. Emniyet ve Jandarma’ya mevsimlik güçlendirme(takviye) gerek. Yankesiciler, hýrsýzlar, magandalar, kabadayýlar ve açýk veya gizli diðer suçlularla örgütler cirit atýyor Bodrum’da. Güya burasý iki katlý beyaz evlerin yeri sanýlýr. Parasý olan ve dileyen istediði boyaya da sürüyor; üç-beþ-yedi katlý yapýsýný da dikiyor. Üst taraftan yalancý bir yol uyduruyorlar; adýna “Kottan kazandý” diyor yetkililer.
Gölköy ve Türkbükü, küçük derenin ayýrdýðý iki köy idi. Magazinde sýra dýþýlýklarla ün kazananlar, Türkbükü’nü mekan tuttu. Oteller çoðalýnca zengin yat sahipleri de dadandý. Kýyýlar iþgal edilip, iskele adlý teþhir yerlerine dönüþtürüldü. O iki köy birleþip belediye oldu. Yeni baþkan iskeleleri yýkmýþ. Onlar da, tüm azgýnlýklarýyla Gölköy’ü doldurmuþ. Türkbükü, et teþhirinden gene de kurtulamamýþ. Mekan sahipleri önlerine denk gelen kumsallarý þezlonglarla doldurarak ticareti sürdürüyor. Yol geniþletilmiþ, çizgi ve kaldýrýmlarý bile var. Daha iþlek olan Gümüþlük-Yalýkavak yolu ise, çok dar ve tehlikeli! Tek otomobilin zor sýðdýðý yerlerde koca kamyonlar ve su tankerleri ile karþýlaþýnca, tehlikeler artýyor. Gümüþlük belediyesinin daha iyi çalýþmasý gerek. Eskiden Gümüþlük sahilinde denize girilecek bir bölüm ve belediyenin duþu ve soyunma yerleri vardý. Þimdi tüm sahili, paralý düzeneklerle doldurmuþlar. O kýyýdaki tek katlý evler üç kata çýkarak, önlerindeki yolu ve kumsalý iþgal etmiþ. Türkbükü’ndeki teþhir ticaretini buraya çekmek istiyorlar; fakat zor.
Eskiden yerli turiste, yabancýnýn birkaç katý tarife uygulayan oteller güç durumda. Azalan Müþterilerinin çoðu, yerli! Hipermarketler ve Milas köylerinden gelen sebze meyveler olmasa Bodrum’da yaþamak tümden zorlaþýr. Su iþi, problem! Milas’a yapýlan barajdan su gelecek deniyor.
Yalýkavak ve Turgutreis belediyelerinin sahildeki tesisleri ucuz ve güzel; hem de nezih. Ýkisini de kutlarým. Tüm yarýmadada rahat soluklanacak iki yer, yalnýzca bunlar!
Bodrumdaki tüm belediyeler, vergi topladýklarý kooperatif evlerine hemen hiçbir hizmet götürmüyor. Su veremiyorlar, yollarýna bakmýyorlar. Böyle olunca 30 yýlý doldurduðu için kanun gereði hükmü kalmayan kooperatifçiler; iþletme kooperatifine dönüþerek saltanatlarýný sürdürüyor. Bodrum ilçesindeki en kalabalýk grup, ne yerli halk ne de yabancý ve yerli turistler deðil! Kooperatif üyesi olma talihsizliðine uðrayan, ancak otuz yýlda tapularýný alabilen zavallý üyeler ve onlarýn yakýnlarýdýr asýl kalabalýk. Bodrumyeni bir yüze kavuþacaksa; binlerce kooperatifin yüz binlerce üyesinin katkýsý bunu saðlayacak.Belediyeler, kooperatif mahallelerinin suyunu vermeli tüm hizmetlerini götürmeli. Kooperatifçilik saltanatý da, böylece son bulmalý.
|