|
Birbirimizi yiyerek güçsüz düþüyoruz, zaman ve itibar kaybediyor, dýþ tehditlere cesaret kazandýrýyoruz.
*Bir zamanlar Orta Asya, Kafkasya, Kýrým, Ahýska ve Sibirya Türkleri, bizi iyi ve güçlü bir kardeþ bilip umutlar beslemekteydi. Rusya daðýlýnca yeterli el uzatamadýk; iç çekiþmelerimiz vardý! Türkiye’den oralara kim gitse büyük itibar görüyor; devlet baþkanýyla bile görüþebiliyordu. Buradan oraya, kötü amaçlý insanlar, iyilerden daha kalabalýk gitti. Umut ve güvenlerini boþa götürdük. Yeniden Rusya’ya yakýnlaþmak zorunda kaldýlar.
*Irak Türkleri eskiden en kalabalýk topluluktu. Bir Araplar vurdu, bir aþiretler! Kýrýldýlar; bir koruma saðlayamadýk! Körfez savaþlarýnda, Felluce, Taze Hurmatu (Tuzhurmatu), Erbil ve Kerkük Türkleri birçok kez toplu Katliamlara uðratýldý. Daha dün seksen-yüz Türkmen kardeþimiz bir bomba ile yok edildi. Bizden ses ve itiraz çýkmadý.
*Uygur Türkleri sürekli öldürülüyor, sürülüyor; dinleri, ibadetleri ve dilleri yasaklanýyor. Dünya ayaða kalkýyor da, biz umursamýyoruz. En duyarsýz ülke biz kaldýk.
*Türkçenin ve Türk uygarlýðýnýn en önemli merkezlerinden biri; Divan-ý Lugatit-Türk
Adlý bin yýldan da eski muhteþem Türkçe kaynaðýný yazan Kaþgarlý Mahmut’un memleketi Kaþgar, yýkýlýyor. Türk izleri silinmek isteniyor. Ne yapýyoruz? Hiçbir þey!
*Yunanistan’da kalan Türkler müftülerini seçemiyor. “Türküm” demeleri yasak; Müslüman Yunanlýyým demek zorundalar. Hiçbir insan hakkýna sahip deðiller. Ýç çekiþmelerden, onlarýn problemlerine sahip çýkacak zaman ve enerjimiz kalmýyor.
Ýktidardakiler tüm dikkatlerini, koltuklarýný saðlamlaþtýrma iþine yoðunlaþtýrmýþ durumda.
*Avrupa Birliðine girebilmek için, ulusal çýkarlarýmýzý bile hiçe sayýyoruz. Oysa bu olanak, bir zamanlar ayaðýmýza kadar gelmiþti. Rusya daðýlmadan önce, Avrupalýlar korku içindeydi. “Yunanistan’la birlikte siz de baþvurun; ikinizi birlikte üye yapalým” dediler.
Çekiþmelerle uðraþýyorduk. Ecevit, “Onlar ortak olacaklar, biz Pazar olacaðýz!” diyerek teklifi geri çevirdi. Ortak akýl oluþturacak bir iþbirliði ve diyalog ortamý yoktu. Hoþgörü ve fikir alýþveriþi olsaydý; o zaman baþvururduk. Yunanistan üyelikten sonra, büyük yardýmlar aldý. Gümrük Birliðine girerken, 200 milyon Avro baðýþ kazandý. Biz ise daha sonra akýl deðiþtirip; üye olmadýðýmýz halde Gümrük Birliðine girerek büyük zararlara uðradýk. Vermeye kalktýklarý tek bir milyar Avroyu da, Yunanistan veto etti.
Artýk, Avrupa yeni bir saldýrý korkusu ve tehdidi altýna girmeden, bizi üye yapmaz. Bu da, yakýn asýrlarda olanaksýz görünüyor. Yeni bir tehdit karþýsýnda kalsalar bile; Yunanistan ve Kýbrýs Rum kesiminin vetolarý, hiçbir zaman bizi üye yapmalarýna izin vermeyecek!
Tüm risklere bir önlem geliþtiremeyen biz; bir fotokopinin gerçek mi, sahte mi olduðunun tartýþmasýyla tüm dikkat ve enerjimizi boþa harcýyoruz. Belki dýþ çevreler, önümüze bizi engelleyecek böyle tuzaklar kuruyor! Uygur ve Türkmen soykýrýmlarýna bile karþý çýkacak takati, bulamýyoruz…
|