|
Bodrumun daðýndaki eve giderken her yýl iki kez geçtiðimiz Denizli, hasta bir delikanlý gibi. Üzülmüþ, kýrýlmýþ, süzülmüþ, güçsüz düþmüþ… Gene de canlanýp ayaða kalkmaya uðraþýyor. Bir ilaç, bir imdat, tutunacak bir yardým eli bekliyor… Devlet babanýn eli uzanmýyor! Ekonomik krizin teðet geçmeyip, periþan düþürdüðü illerimizin en baþýnda geliyor güzel Denizli! Kaçak Çin mallarýnýn pazarýmýzý istila etmiþ olmasý, çok yaralamýþ. Ýþsizlik ileri noktalarda! Evlerin çoðu boþ… Fabrika ve atölyelerde çalýþan iþçiler, köylerine dönmüþ. Kiralýk yerler öylece umutsuz bekliyor.
Ortaokul ve Liseyi burada parasýz yatýlý okudum. Alman harbi sonrasýnýn tüm sýkýntýlarý yýllar geçmesine raðmen sürüyordu… Yunan iþgali acýlarýný yýllarca unutmamýþ olan Denizli, o zaman bile bu kadar üzgün deðildi… Morali yüksekti. O moral ve coþku ile yüzlerce kat büyüdü. Tek lise ve onun orta kýsmý olan tek ortaokul vardý. Yüzlercesi açýldý.
Çameli ilçesinde kaymakamlýk yaptým. Atandýðýmda, ocak ayýydý… “Acýpayam-Çameli yolu kýþtan kapalý. Burdur yoluyla Gölhisar ilçesinin Çavdýr bucaðýna gelin; oradan sizi atlarla getirelim” dediler. Eþyalarýmýz sandýklar ve balyalarda… Otobüsle Isparta’ya, sonra Burdur’a, oradan Gölhisar’a varýp, uzaktaki nahiyesine kýrk aktarmayla ulaþýp bucak müdürünün evine konuk olduk. Ertesi gün, Çameli’nin Jandarma Astsubay baþçavuþu üç at, birkaç katýr, bir deve ile geldi. Eþyalarýmýz deve ve katýrlarda, ben bir atta, eþim bir atta, altý aylýk bebeðimiz üçüncü attaki kumandanýn kucaðýnda… Deve ve katýrlarý sahipleri sürüyor… Ata binmeye alýþýðým, haným hiç binmemiþ. Çocuk durmadan aðlýyor. “Moralimiz bozulmasýn” diye, kumadan çocuðu alýp hýzlýca uzaklaþtý. Yol yok, hayvanlar uygun yerleri kendisi buluyor. Öyle vardýk, bizim için kiraladýklarý eve… Bir yýl görev yapýp askere gittim. O yolu kazma kürekle yaptýk; araba ile geri döndük. Çameli küçük; kalabalýk köyleri ve çalýþkan insanlarý var. Köyceðiz beylerinin sömürgesi gibi olan bir nahiye iken; adý Karaman imiþ… Halký hatýrlanmayan yýllarda Karaman’dan buraya sürülmüþ. Ne yazýk deprem tehdidi altýnda! Köyün biri, dereye doðru kayýyordu. Ege Denizine doðru çok yavaþ bir kayma eðilimi, tüm bölgenin problemi! Allah Egeyi ve tüm illerimizi felaketlerden korusun!
Þimdi o yollar asfalt. Denizli Karayollarý Þube þefliði güzel çalýþýyor. Muðla çýkýþýnda mükemmel ve geniþ bir kuruluþ… Ýnþaat Yüksek Mühendisi Hasan Kayhan’la, kapanmýþ bir fabrikanýn maðazasýnda tanýþtýk. Bizim lisede, yýllar sonra okumuþ, Tavaslý… Bizi konuk evlerine götürdü; orada geceledik. Personeli az fakat iyi iþ çýkarýyorlar. Keþke Konya’daki Karayollarý bölge Müdürlüðü ve Isparta þube þefliði de böyle çalýþsa… En eski ve büyük ilçelerden Akþehir ve Yalvaç arasýndaki devlet yolu, bariyersiz uçurumlarla dolu. Her yýl birçok araba uçar; çok insan ölür. Yol düzelmez! Adam yutan uçurumlara engel konmaz! Neymiþ; “Yýllarca önce ihale etmiþler de… Ýhale edilmiþ yola bakým yapýlmazmýþ…” Her gün yüzlerce araç, para verilmediði için on yýllardýr o bakým yapýlmayan devlet yolundan geçiyor. Kitle halinde ölümler oluyor… Aldýran yok! Keþke Denizli þube þefliði, Yalvaç yoluna bir el atsa…
***
Denizli hasta; fakat umudunu koruyor. Eskiden dokumacýlýk ve çiftçilikten baþka bir iþ yoktu. Çalýþkan insanlarý, her tür sanayiyi buraya getirdi. Yakýnda asrýn modasý olan biliþim ve elektronik sanayinin merkezi de olursa þaþmayýn. Çünkü halk birbirine tutkun ve yardýmcý! Kýskançlýk ve baltalama yok Denizli’de. Ucuzluk var, tutkunluk var, çalýþkanlýk var. Çok þükür bolluk ve bereket var.
nazifkurucu@hotmail.com
|