|
Ünlü Ressam Nilüfer Tütüncü, Osmanlý Padiþahlarýnýn ve bazý þehzadelerin resimlerini ve yalnýz kendisinin baþarabildiði kuzu derilerine çekilmiþ ebru eserlerini; Amerika ve Japonya’dan sonra, Bodrum Kalesinde sergileyip dikkat çekmiþti. Bu kez Osmanlý saray kadýnlarýnýn portrelerini New York’ta sergiledikten sonra, Ankara’ya getirmiþ.
Türkiye Büyük Millet Meclisinin tam karþýsýnda, Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Birliðinin, duvarlarý Atatürk resimleriyle donatýlmýþ olan muhteþem bir binasý var. Sergi orada! Kýsa bir süre kalacaðý için, gidip görmenizi öneririm.
Ne yazýk ki, Osmanlý Saray kadýnlarýnýn hepsi de yabancý kökenliydi. Hiçbirinde bir Yörük kýzýnýn saflýðý ve doðal güzelliði yoktu. Ressam onlarý güzelleþtirmiþ.
Müslümanlýða da geçseler, “Yabancý kökenli saray kadýnlarýnýn imparatorluðun çöküþündeki etkisinin” araþtýrýlmasý gerektiði kanýsýndayým.
***
Serginin bulunduðu yapýnýn her yerinde; esnaf ve sanatkarlarýn, gittikçe tekelleþen büyük kuruluþlardan ve devleþen AVM lerden sýzlanma yazýlarý var. Türkiye esnaflarýyla sanatkarlarý, dev þirketlerin ticareti ve üretimi tekellerine geçirmeleri yüzünden çok dertliler. Ankara’da yeniden kurulacak AVM’lerde, elli bin kiþiye iþ bulunacakmýþ. O yüzden “elli binden çok daha fazla esnaf ve sanatkar iþsiz kalacak” diye yakýnýyorlar. Bunu belirten yazýlar her yerde görünüyor.
Birçok iþkolunun tekellerin eline geçmesi, halký da periþan ediyor. Ýstanbul’da saltanat süren o tekel sahipleri; kendilerinden mal ve hizmet alan halkýn ve tüketicinin sorunlarý ve dertleriyle ilgilenmiyor. Onlarýn Ankara ve yurdun her yerine ulaþan mal ve hizmetleri ne kadar eksik ve bozuk da olsa; tüketici bunu o trilyoner patronlara veya görevlilerine ulaþýp söyleyemiyor. Oturduðunuz kentteki þubelerinin telefonuna ulaþabilmek için bile, Ýstanbul’daki merkezi arayýp; konuþmalar yüklenmiþ makine tarafýndan saatlerce oyalanýyorsunuz. Karþýnýza hiçbir zaman bir insan çýkmýyor; makine çalýyor zamanýnýzý ve uzayan konuþma uðraþýna giden paralarýnýzý! Ma ve hizmetini satýn aldýðýmýz þirketin sahibini, bire bir görüp problemleri ve eksikleri kendisine anlatabilmek hiç mümkün deðil! Kendisi olmasa bile, bir insan çýkmalý karþýmýza veya telefonumuza. Bakkal Mehmet amcayý veya tüccar Hasaný çok arayacaðýz bu gidiþle! Malýný satarken saygýlý davranan o esnaflarý ve eski güzel günleri þimdiden çok özledik.
***
AMAN ORMANCI! YAMAN ORMANCI!
KÖYÜMÜZE DÜÞÜRDÜN YOKTAN BÝR ACI…
Ülkemizin her konudaki resmi iþlemleri ile ilgili görev yapan memurlarý ve onlarýn dernekleri, sendikalarý ve meslek örgütleri var. Bu görevleri üslenen memurlar ve onlarýn kurduðu sendika, kulüp ve dernek gibi örgütler; ülkenin o daldaki varlýklarýn sahibi ve maliki deðildir. MAHKEME KADININ MÜLKÜ MÜ? diye bir deyim vardý. Kadý efendi davalarý görmek, haklýyý haksýzý ayýrmakla yetkili ve görevli! Ama o görevi yaptýðý mekaný ve o daldaki yetkiyi, kendi malý gibi kullanamaz.” demek istiyordu o atasözü…
Ormanlarýmýz da, Orman mühendislerinin, müdürlerinin ve memurlarýnýn ve kulüplerinin malý deðildir. Mahkeme binalarýnýn ve yetkilerinin yargýçlarýn malý olmadýðý gibi; görev alanýna giren yetkiler ve eþyalarla yerleri; görevliler kendi mallarý gibi kullanamazlar. Suistimal edemezler.
Orman alanýnýn veya bitiþiðinin, orman memurlarýnýn kulübüne veya sendikasýna verilmesi hiç iyi olmamýþ. Köylünün haykýrýþ ve çýrpýnýþlarý haklýdýr. Yetkili ve görevlilerin halka üstünlük saðlamasý dönemi, çoktan son bulmuþtur. Orman alanýnýn Orman Spora tahsisi de; Orman Sporun kamu malýný bir özel þirkete kiraya vermesi de yasalara aykýrýdýr. Yetkililer olaya el koymalý! Kamu yetki ve görevleri; keyif ve çýkar için kötüye kullanýlmamalý. nazifkurucu@hotmail.com
|