18 Mayýs 2012 Cuma

HACI GURU

  Av. Nazif KURUCU

          nazifkurucu@hotmail.com
         HACI GURU
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Yalvaç Kaþ mahallede 1700’lü yýllarda Hacý Kuru denen bir duvarcý ustasý varmýþ. Beylikler döneminde yapýlan çarþý ortasýndaki Eski Cami yýkýlmak üzereymiþ 150 sene babadan oðla nahiye müdürlüðü yapan Emir Kadýlarýn talimatýyla; eski cami, ören yerinden getirilen taþlar kullanýlarak yenilenmiþ. Hacý kuru, inþaatta yatýp kalkýyormuþ. Temeller kazýlmýþ, ertesi sabah bakmýþlar ki; suyla dolu! Bey, “Kim yaptý bunu?” diye köpürmüþ. Kuru usta, “Pazar mahalle çayýndan ben saldým; temel iyice otursun; binayý yaptýktan sonra oynarsa, duvarlar çatlar!” demiþ. Beyin kýzgýnlýðý geçmemiþ ama; baþka taþ duvar ustasý da yokmuþ. Hacý Kuru uzun boylu, kupkuru bedenli, kimseyle sohbet etmeyen bir adammýþ. Ondan gelen sülaleye “GURU OÐLU” denir. Sýdýka isimli kýzýndan baþka dört oðlu varmýþ. 1-Ömer, 2- Hacý Ýsmail, 3-Baþ Aða ,4-Hafýz Ahmet. Yalvaç Hamideli sancaðýyla birlikte; Konya’ya baðlanýnca, Ömer Konya’ya yerleþmiþ. Ondan gelenlere, Hacý Veyis Zade –Derviþzadeler denilmiþ.

“Zade, bey, efendi” gibi unvanlar yasaklandýðý için; babam, KURUCU soyadýný almýþ. Hacý Kuru’nun soyundan gelenlerin hepsi de, (Simsarlar, Ayanlar gibi kollara ayrýldýklarý halde) aynýný almýþlar. Konya’daki koldan çoðalanlar, Yalvaç’tan gelip gidenlere; “Gurular hangi soyadýný aldý?” diye sorarak; onlar da soyadlarýný Kurucu koymuþlar. Karaman, Konya’nýn ilçesiydi; seçim öncesi 1100’den fazla köye ikiþer kez gittim. Merkezi ise tamamen taradým.  ÖZYALVAÇ  adlý bir maðaza vardý; girip sordum: “Kökümüz Yalvaç’tan gelmiþ; fakat hangi sülaleden bilmiyoruz” dediler. Kurucular da, uzun zaman geçtiði için, köklerini unutmuþ. Rahmetli Ali Ulvi kurucu, biliyordu. Mustafa Kurucu’nun Aðabeyi ( Ali Ulvi Kurucu’nun babasý) 1937 yýlýnda; Laiklik  ve o yoldaki tatbikata uymamak için, Ali Ulvi’yi de alarak Hicaz’a yerleþmiþ. Resmi makamlar, bunu kaçýþ gibi algýlamýþ ve Yalvaç’taki Kuruculara; “-Sizin Arabistan’a kaçan Akrabanýz var mý?” diye sormuþlar. Ceza geleceðinden korkup hepsi de, “Yok!” cevabýný vermiþler.

Dedem Guru oðlu Emin Hoca, Þeriye mahkemesi baþ katibiymiþ. O mahkemeler kaldýrýlýnca; eski ve yeni yazýyý bildiði için istidacýlýk yapmýþ. Dedemin babasý Ali Bey’in Arapça yazdýðý bir kitap vardý. Babam Mahkeme Baþ katibiydi. Mülkiye’yi bitirip kaymakam oldum. Kan mý çekti bilmem; partizanlýk suistimallerinden tiksinerek istifa ettim; Hukuk diplomam vardý; yeni bir staja ve mahrumiyetlere katlanarak Avukatlýða geçtim. Uzun süreden sonra onu da býraktým.

*Ali Ulvi Kurucu, Medine Kütüphanesi müdürüydü. Emekli olduktan sonra, zamanýn yarýsýný Ýstanbul ve Konya’da geçirir; vaaz verirdi. *En büyük amcam Nuhtu’nun en küçük oðlu, birçok ilde valilik yaptý. *Naçizane bir seçim kazandým, 22 kitabým yayýnlandý. *Fakat sülalemizde ülke tarihine geçmeyi hak eden tek kiþi; kurtuluþ savaþýnýn kazanýlmasýnda çok emeði geçen dedemin en küçük kardeþi Topal Tevfik’tir. Yalavaçlý Hafýz Mehmet Tevfik Efendi, +Küçük yaþta Kuraný ezberleyip hafýz olduðu… +Üstelik Yalvaç, Konya ve Þam medreselerinde okuyup icazet aldýðý… Arapça ve Farsça bildiði halde; imam veya vaiz olmamýþ. Bektaþi tarikatýna geçip Dede Baba olmuþ. Sülale de, onu yok saymýþ.

Padiþahýn Kurduðu ve üçler- yediler-kýrklar halinde örgütlenen (Cemiyeti Selahiye’ye)Ýngiliz Muhipleri’ne, Teþkilatý Mahsusa’nýn talimatýyla; Padiþah ve Damat Ferit’ten sonra üçüncü yetkili olarak girmiþ. Bu kamuflaj ile, baþýnda olduðu Merdivenköy tekkesini; Anadolu’ya silah sevk edilme deposu ve yolu yaparak; canýný tehlikeye atmýþ. Kurtuluþtan sonra idamla yargýlanýrken; o belgelerin ortaya çýkmasýyla Ýstiklal Madalyasý ile ödüllendirilmiþ. Buna raðmen, o kahramanýn mirasýný tüm sülale reddedip adýný anmamýþlar. Hiçbir yeðenini, yanýnda kalmaya ikna edememiþ. Yalnýz en küçük kýz kardeþinin oðlu Albay Hakký, tüm mirasa ve madalyaya el koymuþ. Ermeni kilisesinin bodrumunda bir Ermeni kadýnla basýldýðý ve bir Ermeni Avukatý tarikata aldýðý bahanesiyle; o zavallý milli kahraman Karacabey’e sürülmüþ. 1939’da vefat etmiþ. Mezarý, Merdivenköy Cem evi baþkaný Osman Çamur’un bana söylediðine göre; Karacabey’dedir.

Yukarýdaki iftiraya benzeyen nedenleri bahane ederek, aleyhinde onu kötüleyen kitaplar yazanlar da, maalesef oldu. nazifkurucu@hotmail.com

2011-12-23 Bu yazý  213  kere okundu

SON YAZILARI

OKUL SÜTLERÝ KARMAÞASI GERÝ KABUL ANLAÞMASI, ÇOK TEHLÝKELÝ! YABANCI SERMAYE GÜZEL ÝZMÝR SÝLAH SATAN ÜLKELER SÝLAH SATAN ÜLKELER KÖPEKLERÝN PARÇALADIÐI VATANDAÞ ÝHRACAT HEDEFÝMÝZ BÝR TRÝLYON DOLAR OLMALI SAVAÞ FELAKETTÝR! TEHLÝKELÝ ve GEREKSÝZ ÝTHALAT

YORUMLAR

KÖÞE YAZARLARI
Haftanýn Röportajý

Çok yakýn zamanda röportajlarla burada olacaðýz
ÇOK OKUNANLAR
ÖZEL REYHAN’DAN REKOR BAÞARI
Akþehir’in adýndan baþarýyla söz ettiren okulu Reyhan Koleji, ayný gün hem b
RSS © 2003 Akþehir PERVASIZ Gazetesi
Site iceriğinin telif hakkı bildirilmeksizin kullanılması yasaktır