|
Köy ve ilçelerimizi býrakmayalým. Bir gün gelir geçim saðladýðýmýz ve yaþadýðýmýz büyük kentler yaþanamaz hale gelir. Ata yurtlarýmýzda baþýmýzý sokacak iki göz evimiz bulunsun. Özellikle bilinen ve aktif olan deprem bölgelerinde iþ kurarak yerleþmiþ olanlarýn; durumu titizlikle gözden geçirmelerinde yarar var. Marmara bölgesinde ve Ýstanbul’daki yýðýlma büyük tehlike arz ediyor. Beklenen yýkýcý depremde can ve mal kayýplarýný azaltmak için; önlemler geliþtirilmesi þart! Kiþisel olarak alabileceðimiz en kolay önlem; ata yurtlarýmýzý ve oradaki ev, bahçe ve tarlalarýmýzý koruyup; olabildiðince günlerimizin önemli bir kýsmýný o sakin ve huzurlu yerlerde geçirmektir.
Büyük kentlerde oturanlar, iþte, ticarette ve üretimde faal görev almayan ana babalarýný, okullardaki çocuklarýný, asýl memleketlerine yerleþtirip riski azaltabilirler. Ýstanbul’da kurduklarý iþin bir kolunu, doðduklarý kent ve kasabalara kaydýrabilirler. Aile nüfusunun önemli bir kýsmý deprem bölgesi dýþýnda kalsa; güzel bir tedbir olur.
Annelerimiz ve babalarýmýzýn; onlardan da öncekilerin kabirlerini her yýl ziyaret etmek, görevdir. Böylece boðucu megakent havasýndan uzaklaþýp; uhrevi yaþama odaklanarak hýrslarýmýzý ve bunalýmlarýmýzý tedavi etmiþ oluruz.
Üretim dallarýný köy ve kasabalarýna kaydýrabilenler çok daha iyi iþ yapmýþ olur. Kalabalýk kentlerde bir iþçinin bile, çalýþtýðý yere gelmesi saatler alýr ve önemli paraya mal olur. Oysa kasabamýzda ve köyümüzde, iþçilik çok daha ucuzdur ve maliyet düþer. Ýþin satýþ kýsmý tehlikeli deprem bölgesinde kalmak zorundaysa bile; üretim birimleri pek ala ata yurtlarýmýzda çalýþabilir.
Büyük kentlerde asayiþ problemi de önemli bir tehlikedir. Ýstanbul’da yakýlan arabalar, evler ve iþyerleri korkunç zararlara ve hatta ölümlere yol açýyor. Allah göstermesin savaþ çýkarsa; büyük kentler düþman uçak ve füzelerinin de hedefi haline gelir. O anda köyümüze, kasabamýza koþsak bile; hemen kalacak yer bulabilecek miyiz? Çoluk çocuðu barýndýrýp besleyecek düzeni kurabilecek miyiz? Önceden oralara sýkça gitmek ata evlerimizi korumak hem felaketler için iyi bir tedbir olur. Hem de eþimiz, dostumuz, hýsým akrabamýzla iç içe olmak ruhumuza huzur verir; ömrümüze ömür katar.
Almanya’da ve tüm Avrupa’da yabancý karþýtlýðý; özellikle Türk ve Müslüman düþmanlýðý azdýkça azdý. Bu yöndeki gizli tedhiþ örgütleri çoðaldýkça çoðaldý. Her ne kadar, ilgili devletler, bu konuda önlem alýyor ve katillere ceza uyguluyor görünse de; bu durum iþin gerçek yüzü deðildir. Oralardaki partiler ve devletlerin felsefeleri ve gizli (Yazýya dökülmemiþ sanýlan) ana hedefleri; Türk ve Ýslam karþýtlýðýna dayanýr. Kardeþlerimizi, evlerini ve iþyerlerini yakarak öldürenlerin; kendi devletlerinden veya bazý resmi kurumlardan destek ve hatta teþvik gördüðü tartýþýlamaz bir kesinliktir.
*Türkiye’nin Avrupa Birliðine alýnmayacaðýnýn kesin olmasý.
*Güney Kýbrýs Rum devletinin uluslar arasý anlaþmalara aykýrý olarak Avrupa Birliðine üye yapýlmasý.
*Üstelik eksik ve ayýplý olduðu halde; devlet sayarak Avrupa Birliði dönem baþkanlýðýný Güney Kýbrýs’a teslim etmeleri.
*Ülkelerinde Türklere ve diðer Müslümanlara karþý öldürme, evi ve iþyeriyle birlikte yakma suçlarýnýn çoðalmasý. Buna karþýlýk yeterli cezalandýrmalarýnýn ve yasa deðiþmelerinin yapýlmamasý; Batý devletlerinin toplum ve devlet olarak ana felsefelerinin Türk ve Ýslam düþmanlýðý olduðunun kanýtýdýr. Zaten adý konulan ve konulmayan onlarca Haçlý Seferi de bu felsefe ve ruha dayanýyordu.
*Norveç’te Ýslam ve Türk düþmanlýðý ile yanýp tutuþarak katliam yapan sanýðýn önemli bir ceza almadan kurtulacaðý, þimdiden anlaþýlýyor. Yalnýz Norveç’te deðil; Avrupa’nýn her yerinde Türk ve Ýslam soykýrýmý yapmayý amaçlayan seksenden fazla, çok üyeli faal örgüt bulunduðu da bu olaydan sonra açýða çýktý.
Tüm bunlardan ders çýkararak yurt dýþýndaki vatandaþlarýmýzýn da, köy ve kasabalarý ile ilgilerini kesmemeleri, kesin bir zaruret haline gelmiþtir. Üstelik çoluk çocuk da, kendi anavatanlarýný görerek köklerini unutmamýþ olurlar. (DÝTÝB)Almanya’daki Diyanet Vakfý; az bir ücret karþýlýðý orada vefat edenlerin cenazelerini Anavatan’a getirip vasiyet edilen yere dini kurallara göre defnediyor; fakat bu yeterli deðil. Orada emekliliði hak edenler, köy ve kasabalarýna gelerek daha huzurlu ve uzun bir yaþamýn güzelliðini burada tatmalýlar. nazifkurucu@hotmail.com
|