|
Bölgenin bu iki güçlü ülkesi, küserler ve birbirine kazýk atarlarsa; Ota Doðu periþan olur. Yakýn ve uzak çevrelerimizdeki tüm insanlar maðdur duruma düþer. Dünyanýn tümü bile, bölgedeki ateþten zarar görür.
Yahudiler, uzun asýrlar vatansýz ve devletsiz kalmanýn verdiði sýkýntýlar yüzünden aþýrý agresif tavýrlar sergiliyor. Çok bencil, haþin ve hesapsýzca öfkeliler her konuda. Týp Profesörü kýzlarýmýn ve elektronik baþmühendisi oðlumun, uluslar arasý konferansa katýlmak için davetli olduklarý, yeþil pasaport taþýdýklarý ve girerken hoþ karþýlandýklarý halde; deðiþik zamanlarda o ülkeden çýkarken uðradýklarý eziyet, hakaret ve iþkenceleri; akýl ve mantýðým hiçbir þekilde kabul etmiyor. Ülkelerine davetli gidenlere, çýkarken aþaðýlayýcý çapraz sorgulamalar ve iþkenceler yapýlmasýnda, milyarda bir dahi haklýlýk göremiyorum. Buna raðmen mantýðým, “Türkiye ve Ýsrail dost kalmalý” diyor.
Arap þeyhleri ve Filistinliler, Birinci Cihan Savaþýnda Ýngilizlerin yanýnda yer alýp; kendilerini onlarca Haçlý seferinden koruyan Türklere ve tüm Araplarý Türklerden çok üstün tutan Osmanlý imparatorluðuna ihanet etmeselerdi; Ýsrail devleti kurulamazdý. Birçok kaynakta Arap ileri gelenlerinin,“Türkler gitsin, Yahudi kardeþlerimiz gelsin!” dediklerini okumuþtum. Gerçekten, Sami Irkýndan olan Araplarla Yahudiler, ayný köklerden gelir; eski atalarý kardeþtirler. Dilleri birbirine çok benzer.
-Filistinlilerin, Batý Akdeniz’den doðu Akdeniz’e göçen bir kavim olduðunu da okumuþtum. Ama onlarca asýrdýr o topraklarý yurt tutmuþlar. Arapça, ana dilleri olmuþ.
Geçmiþ ne olursa olsun; bölge halklarý birbiriyle barýþ içinde yaþamak zorundadýrlar. Çatýþmalar ve savaþlar, o ortamý yaratmakta hiçbir suçlarý olmayan halklarý, bölge insanlarýný ve tüm dünyayý zarara sokar; felaketlere sürükler.
Ýsrail, bölgenin en kalabalýk ve güçlü ülkesi olan Türkiye Cumhuriyeti ile savaþý göze alamaz; almamalýdýr. Türk halký, aç silahsýz ve çaresiz olduðu günlerde bile; bütün dünyanýn, hatta Ýstanbul’daki Halife Padiþahla tüm güçlü sömürgecilerin destekleyip Anadolu’ya saldýrttýðý Palikarya’yý ve Ýstanbul’la çevresini iþgal eden azýlý Büyük devletleri; diþiyle týrnaðýyla periþan edip kovmayý baþarmýþ bir milletir. Türk milletiyle düþman olmak, intihar etmek demektir.
Düþmanlýk ve büyükelçiyi alçak iskemleye oturtmak; kongrelere gelenleri çýkarken iþkenceden geçirmek gibi, bize zarar vermek için tetikçi kullanmak gibi davranýþlar; uygar ülkelere ve insanlara yakýþmaz. Kötü davranýþlar her iki tarafý da, çeþitli konularda zarara uðratýr.
Ýsrail- Türkiye dostluðu bozuldukça; her iki ülkenin insanlarý da zarar görüyor.
*Bize çok sayýda Ýsrailli turist geliyordu. Pek az olan nüfuslarýna göre, bize gönderdikleri turist sayýsý ve harcamalarý epeyce çoktu. Onlarýn artýk gelmiyor olmasý, turizm sektörümüze zarar verdi.
*Ýsrail silah sanayinin önemli bir müþterisiydik. Kendimizin üretmediðimiz araç ve gereçleri eskiden onlarken satýn alýrken, artýk baþka ülkelerden almamýz ise; onlarýn ihracatýna zarar verdi.
*Ben nükleer santral yapýlmasýna karþýyým. Fakat yöneticilerimiz bunu Rusya veya Fransa’ya yaptýrmak istiyorlar gibi bir hava var. Esen düþmanlýk rüzgarlarý olmasaydý; belki o çok pahalý tesisi; Ýsrail firmalarýna yaptýrýrlardý.
Zarar bu kadarla kalsa iyi! Taraflarýn birbirine düþmanca davranmalarý, hatta yalnýzca böyle bir havanýn esmesi bile; iki ülke insanlarýnýn morallerini bozma ve uykularýný kaçýrma düzeyine geldi.
*Ýsrail ile Türkiye arasýndaki soðukluk, baþka ve uzak güçlerin; bölgemizde
Oyunlar tezgahlamalarýna yol açýyor. Çevremizde barýþ olursa, sömürgecilerin borularý buralarda ötemez.Dünyanýn ve Bölgemizin Türkiye-Ýsrail dostluðuna pek çok ihtiyacý var.
nazifkurucu@hotmail.com
|