|
Ýthal edilen mallarý burada üreterek ülkeyi dýþ açýktan korumak; en büyük vatanseverliktir. Çünkü ithalatýmýz, ülkemizi ipotekler altýna sokacak kadar fazla ve dengesiz! Burada bulunan veya üretilmesi mümkün olan çok þeyi, dövizler ödeyerek dýþarýdan satýn alýyoruz. Dýþarý sattýðýmýz ürünler için de; satýþ deðerinin yüzde doksanýna varan malzemeleri, baþka ülkelerden ithal ediyoruz.
Diyelim ki, bir ilimizden makineler ihraç ediliyor. Dýþarý satýlan o makine parçalarýnýn %90 kadarý döviz ödenerek baþka ülkelerden alýnýyor. Burada birleþtirilerek dýþarý satýlýyor. Tümünü biz yapmýþýz gibi övünüyoruz. Oysa ithal edilip takýlan parçalarýn, burada üretilmesi mümkün! Fakat ithal edilenleri burada ürettirmek için uðraþan; planlamalar yapan, yerli üreticiye yol gösterip teþvikler veren canlý ve idealist kurumlarýmýz ve sistemlerimiz yok! Bu yüzden bizim %90’a yakýn ithal ürün kullanarak ulaþabildiðimiz ihracat rakamlarýmýz, üzüntü yaratacak bir faaliyet gibi oluyor. Çaresi ithal ikamesini teþvik etmektir. Ýhraç ettiðimiz ürünler için gerekli olan malzemeleri burada üretecek olanlarýn, teþvik edilmesi ve bu yönde kampanyalar açýlmasý gerek. Kim dýþarýdan satýn aldýðýmýz ürünleri burada üretir veya yetiþtirirse; ödüllendirilmeli. Ýthal ikamesi yapanlar destek görmeli. Ýhraç ürünlerinin içine giren yabancý parça ve gereçlerin her yýl daha da azaltýlmasý için uðraþan, resmi veya özel kurumlarýmýz olmalý! Böyle bir politika ve icraat, ancak devlet tarafýndan planlanýp baþarýya ulaþtýrýlabilir. Elbette Ýhracatçýlarýn ve imalatçýlarýnýn örgütleri de ayný yönde yaralý ve baþarýlý iþleri gerçekleþtirmeliler. Fakat devletin planlamasý ve öncülüðü þart!
Enerji(Petrol, gaz vs…) ithal ürünlerimizin baþýnda geliyor. Sanayiciler, kentler, kasabalar, köyler, su kaynaklarýndan veya güneþle rüzgardan ve atýklardan elektrik üretirlerse; bu iþe yatýrdýklarý paranýn önemli bir kýsmýný, teþvik olarak kamudan alabilmeliler. Yalnýzca alkýþlamak ve aferin demek yetmez!
Bir zamanlar elektriði devlet üretmiyor ve daðýtmýyordu. Tüm ülkeyi kapsayan bir elektrik sistemi yoktu. Çoðu ilçe ve bazý illerde ise, elektrik nedir bilinmiyordu. Çok az belediye, mazotlu motorla geceleri elektrik saðlýyordu. Kaymakamlýk yaptýðým Çay ilçesinde eski belediye baþkaný emekli öðretmen Ali Kaleli, derenin suyunu kullanarak elektriði saðlamýþ. Akþehir ve Isparta belediyeleri, belli saatlerde elektrik motorunu petrolle çalýþtýrýyordu. Abone ücretini de ayný belediyeler topluyordu. Sonra Göller bölgesindeki belediyeler birlik kurarak; Kovada gölüne, Eðirdir gölünden akan sudan elektrik ürettiler.
Çok sonra devlet, ülkeyi kapsayan sistemi kurdu; her yere elektrik üretiyor. Fakat çoðu çalýnýyor. Elektriði kaçak kullananlarýn zararý; namusuyla elektrik faturasý ödeyen vatandaþlarýn omzuna yükleniyor; faturalarýna ilave ediliyor. Gene elektriði belediyelerin satýp parasýný topladýðý sisteme dönülmesi þarttýr. Devletin ve özel sektörün ürettiði veya daðýttýðý elektriði, belediyeler satýn almalý ve abone ücretini kendileri toplamalý. Kaçak elektrik kullananlarýn ücretini namuslu abonelerin ödemesi gibi bir haksýzlýk ancak böylece son bulur.
Çöplerden, atýklardan, güneþten ve esen yelden elektrik üretmek daha ucuz. Tembelliði ve uyuþukluðu býrakýp, bu iþin tüm olanaklarýný zorlamamýz þarttýr.
Binalara ruhsat ve kullanma izni verilebilmesi için, her dairenin güneþ enerjisi ile sýcak suyunu ve elektriðini üreten sisteme sahip olmasý öncelikli olarak aranmalý. Bu hüküm yasalara konulursa; enerji ithalatýna yýðýnla döviz ödemeyiz. Ne þekilde olursa olsun, enerjide dýþa baðýmlýlýktan kurtulmamýz þarttýr. Böyle bir hamle gerçekleþmedikçe, “Baðýmsýz bir devletiz!” denilemez.
Bugün ülkemize yapýlacak en büyük iyilik; Enerji dahil ithal edilen tüm mallarýn yerlisini üreterek dýþarýya olan baðýmlýðýmýza ve kýt dövizlerimizin kaybýna son vermektir. nazifkurucu@hotmail.com
|