|
Bodrum’dan dokuz saat direksiyon sallayýp gelmiþim; daha uyumadan dünyanýn en güçlü tartýþmacýsý Y. Müh. RAMAZAN TOPRAKLI aradý. “Miryokefalon zaferinin 835. yýl kutlama gezisine katýlmamý emrediyor. Ne kadar mazeret bildirsem yararsýz! Telefonu, Eðirdir Gölünün saplantýlý tutkulusu, yazar ve gazeteci kardeþim Zeki Tarhan’a devretti ki; yandým! O HÝÇ SÖZ ANLAMAZ. Bir de Gazi Ün. Tarih Bölümü Baþkaný Prof.Dr. Refik Turan’ýn ricasý katýlýnca; alacakaranlýkta daha kimse yokken, Gazi Üniversitesi önündeki kimsesiz ve soðuk otobüse, yorgun bedenimi atmak zorunda kaldým.
Gelendost’un -Kötürnek(Madenli) köyünden Hemþerim Ramazan bey, bir yýl önce “Anadolu’nun kilidini teslim aldýðýmýz “Miryokefalon savaþýnýn, Gelendost’ta geçtiðini” savunan kitabýný, Allahýn sevgili kullarýndan Ömür Çelik Dönmezle birlikte getirmiþti. Ýþin büyük ve kalabalýk konferanslara kadar varacaðýný düþünememiþtim. (Ömür kardeþimi bu kez yalnýz Senirkent ve çevresindeki incelemelerde görebildim; eskisinden çok daha genç görünüyordu. Herhalde Ankara’ya birkaç hafta sonra gelecek.)
1-Çay ilçesinin Karamýk beli ile, Yalvaç Kýrkbaþ ve Týrtar köyleri çevresinde, Bizans imparatoru ile-Selçuklu Sultaný Kýlýçaslan güçleri arasýnda geçtiðini bildiðim savaþýn; Yenice köy Sivrisinde olduðunu; ben ve tüm geziye katýlanlar Ramazan Topraklý’nýn ikna edici konuþmasýyla (görünüþte de) olsa; kabul etmek zorunda kaldýk.
2-“Yalvaç’ý Amasra’dan daha turistik bir kent yapabilmek” için; eski konaklarý ve gösteriþli Yalvaç evlerini yenilemekle (Restorasyon deyip yabancý sözcük kullanmak yanlýþ olur)yýllardýr uðraþan Yalvaç Belediye Baþkaný Tekin Bayram bile, “Miryokefalon þenlikleri varsýn Gelendost’ta kutlansýn! Yalvaç’ta kutlanan ve kutlanacak olan þenlik pek çok!” dedi; daha ne desin?
3-Zaten bu savaþýn Yýldönümü bizlerin de katýlýmý ve Gelendost Belediye baþkaný Halim Kýyak’ýn güzel hazýrlýklarýyla, bir gün önceden Hamit Eli Mehteran bölüðü ve Gelendostlu gençlerin oyunlarý eþliðinde, kutlanmýþtý!
(Ýlk Kaim-Makamý olduðum Gelendost izlenimlerini, yarýn anlatacaðým)
Herkes kardeþim Ramazanýn tezine teslim oldu; fakat Tarih profesörlerini bildiklerinin aksine ikna etmek mümkün deðil ki! *Ýstanbul’daki bir üniversitede öðretim üyesi olan eski bakanlarýmýzdan Sayýn Prof. Dr. A. Haluk Çay, yabancý ve yerli kaynaklarý ezberden zikrederek; yumuþak ve tatlý üslubuyla tam aksini ortaya koyuveriyor. *Yalnýzca o mu? hemþerim genç Prof. Nuri Köstüklü, ciddiyetini hiç bozmadý; tartýþmalý konulara girmedi bile. *Bolu Ýzzet Baysal Üniversitesinden yardýmcý doçent genç bir haným vardý; tartýþmalara katýlmadý; onaylamadý *Ýçimizde bulunan Emekli Kurmay Albay hemþerimiz, “Yüz bin kiþilik ordu, en az yüz kilometrelik alanda savaþabilir. Hem Gelendost Yenice Sivrisi; hem de Yalvaç’ýn Týrtar ve Kýrkbaþ köyleri muhtemelen savaþ alaný olmuþtur…” dedi. Kardeþim Ramazan, dinlemedi bile!
Topraklý’nýn ikna gücüne ve inadýna, hayraným. Keþke Avukat olsaydý; tüm davalarý kazanýrdý. Onun dýþarýdaki tartýþmalý uluslar arasý konulara, baþ temsilci büyük elçimiz olarak atanmasý gerek. Tüm problemleri, ülkemizin hayrýna halleder. Yabancý dili de mükemmel! Bu konuda ciddiyim. Ülkemizin haklarýný savunmak için, çok yüksek bir vatan aþkýný coþku ile taþýmak gerekiyor. Bu heyecan Ramazan’da fazlasýyla var. Amerika’da diplomatlýk bir meslek deðil. Büyük iþ adamlarý ve yazarlar baþkan tarafýndan büyükelçi olarak atanýyor. Bizde de böyle güçlü beyinler, yurdu dýþarýda savunabilmeli.
Vatanýmýzýn her geçidini, tepesini ve bayýrýný; her akar ve durgun suyunu; her taþýný ondan daha çok bilen ve aþkla seven bir vatanseveri bulmak çok zor! Karayollarýnda Yüksek Ýnþaat Mühendisi iken, her noktayý gezip ezberlemiþ. Isparta’da Karayollarý mühendisiyken de, ilimizi iyi bellemiþ. Yalnýzca bu kadar deðil; Dinar’da, Beyþehir’de, Derebucak ilçesinde ve her yerde; her daðý ve kayayý, her su kaynaðýný, önemli ve önemsiz her su birikintisini biliyor. Ýkna gücü kadar belleði de güçlü!
Gezi o kadar hýzlý ve koþtururcasýna geçti ki: “Yazlarý belki bir-iki haftalýðýna da olsa gelirim” diye satmadýðým Yalvaç’taki baba yadigarý eve uðrayamadým. Sokaðýndan dahi geçip göz atmaya vaktim olmadý. Pazar gece yarýsýndan sonra Ankara’daki eve ayak bastýðýmda; Bodrum’dan geldiðim beþ gün öncesinden daha yorgun, uykusuz ve periþan; fakat mutluydum. Helal-i hoþ olsun! Çok þey gördüm ve öðrendim. Ülkemizin mutlu ve müreffeh geleceðine olan inancým, kat be kat arttý. Bu gezi ve sempozyumlarý düzenleyenlere, Gazi ve Süleyman Demirel Üniversitesi Rektör ve mensuplarýna, Hamit Eli derneðiyle vakfýna; Yalvaç, Gelendost, Derebucak, Isparta ve diðer belediye baþkanlarýna, ilgili vali ve kaymakam meslektaþlarýma; katkýsý olan öðretim üyeleriyle emeði geçenlere, sonsuz minnettarým. nazifkurucu@hotmail.com
|