|
Miryakefalon þenlikleri için uðradýðýmýz yerleri sýrayla yazýyorum:
DÝNAR- Ankara’dan çýktýktan sonra Dinar’a uðradýk. Yol üstü olduðu için; o büyük ilçeyi hepiniz bilirsiniz. “Depremden sonra; niçin saðlam yokuþlara deðil de; Islak, kaygan ve tehlikeli ayný yere ve üstelik daha yüksek katlý yapýldýðýný?” yetkililere sorup; bu yanlýþlýðý kýnamakla yetineceðim. Burasý tarihsel deprem bölgesi!
“Dinar Belediye Bandosu” benzetmesiyle, Sayýn Demirel bu güzel ilçenin þöhretini artýrmýþtý.
SENÝRKENT-Dinar’dan doðruca Yalvaçlýlarýn eskiden “SENKENT” dedikleri ilçemize vardýk. Ýnsanlarý çok çalýþkandýr. Elbette çok büyümüþ. Rahmetli Tahsin Tola, “Gençler okusun!” diye, o zaman bölgede lise bulunan tek il olan Afyon’a, Senirkent Öðrenci yurdu yaptýrmýþtý. Herkes okudu ve dar alana sýkýþmýþ bu ilçemizin kalkýnmasýna katkýda bulundu.
Karþý yamaçta Büyük Kabaca, “Buradayým!” der gibi; Hoca Ahmet Yesevi’yi anýyor. Senirkent, Yalvaç ve Gelendost, HOYRAN gölünden birlikte yararlanýrlar; kaderleri ortaktýr.
ULUBORLU-Cuma’yý, buradaki en yüksek tepelerde bulunan güzel Cami’de kýldýk. Uluborlu’nun daha güvenli olan yokuþ bölgeden; aþaðýdaki sulak ve verimli topraklara niçin taþýndýðýný onaylamak mümkün deðil! Isparta’nýn ilçeleri, Halýcýlýk ve bahçe iþi ile geçinirdi. Halý iþi makine halýlarý yüzünden ve daha birçok nedenle geriledi. Verimli alanlarý, kiraz, elma ve diðer bahçeler yerine; evlerle doldurmak çok yanlýþ! Ayrýca deprem ve su baskýný tehlikeleri bakýmýndan çok sakýncalý… Yeni evler, o güzel yokuþlara yapýlsýn!
GELENDOST-Elma deyince, akla Eðridir gelir. Artýk Gelendost elmacýlýðý Eðridir’i geçti. Ýki ilçelerin elma bahçeleri, ayný gölden nem alýyor. Gelendost’un ve birkaç Yalvaç köyünün topraðý, Elma’yý daha güzel tatlandýrýyor. Belediye baþkaný, eski arkadaþým Kemal Kýyak’ýn yeðenlerinden güçlü bir öðretmen! Çok güzel ve dopdolu bir tören hazýrlamýþ. Et yemekleri aþýrý boldu. Kýzlý erkekli gençlerin sunduðu oyunlar çok þahaneydi. Gelendost’un ilk kaymakamýydým. O eskimiþ yýllardan beni hatýrlayanlara rastlayýnca; çok mutlu oldum. Hükümet konaðý ayný yerinde; yýkýlýp yeniden daha güzel yapýlmýþ.
EÐÝRDÝR-Burada doðup da baþka yerde oturanlarýn aklýna þaþarým. Kýyamet günü kadar kalabalýk ve sýkýþýk Ýstanbul’da oturmaktansa; burada yaþamak daha þahane! Gölün manzarasý, Ýstanbul Boðazýnýn görünümünden on kat güzel… 800 yýldýr kurulan PINAR PAZARI, gölü kadar ünlüdür. Her yaz üç ay sürer. Bin bir türlü yiyeceðin en hasý, çok ucuza satýlýr. Çevredeki Tüm Yörüklerin buluþma yeri olan böyle bir pazarýn eþi, dünyada yok! Geceyi Turizm meslek okulunun otelinde geçirdik, her þey çok mükemmeldi. Maiyet memurluðu stajýnda Nahiye Müdürlüðü yaptýðým Anamas’a (Þimdi AKSU ilçesi) yeniden gidip Zindan Maðarasýný bir daha görmek ve Çayýn çýktýðý yerde kaynayan alabalýklardan yemek isterdim. Ekipten ayrýlmama olanak yoktu.
ÞARKÝ KARAAÐAÇ- Rahmetli annemin baba annesinin memleketi! Ýlkokulu 4 yýl okuduðum cennet, burasýydý. Sadettin Aðabey, yazlarý burada geçiriyor. Bahçeler yetiþtirdi; onlara bakýyor, baktýrýyor. Bizi buralara getirenler, KIZILDAÐ’da bir haftalýk kamp ayarlasalar da gelsek! Hepimizin saðlýðý iki kat düzelir. Ýnþa ALLAH seneye düþünürler.
DEREBUCAK- Yeniþar Bademli’ye uðramadan Derebucak’a yöneldi otobüs. Bu topraklar Hamideli beyliðinin sýnýrlarý içerisindeymiþ. Masada karþýma oturan Derebucak’lý arkadaþ; KOMBASSAN’ýn yöneticisi çýktý. Kombassan Trakya’da Ýstanbul’da ve yurdun birçok yerinde fabrika ve yatýrýmlarý bulunan dev bir sanayi þirketidir! Seçimi kaybettiðimde orada baþkan olma þansým vardý. Gerçekleþse Konya’ya yerleþecektim; olmadý.
Bu ilçemizde iþ alaný az! Baþka yerlerde çalýþýp emekli olanlar, geri dönüp yerleþiyor. Derebucak kahvehaneleri, dolu; dopdolu! Ezan okununca camilere koþuyorlar. Kombassan buraya da uygun bir fabrika düþünüp kurmalý. Ýþçilik ucuza gelir.
YENÝÞAR BADEMLÝ-Oraya da uðrayýp açýk olan kahvehanede çay içtik. Tüm gurubun çay paralarýný ödeyecektim ki; Prof. Abdülhalik Çay hocanýn siyasetten arkadaþý olan birisi çýkageldi. Paralarý ödememe izin vermedi. Çay borcumu Konya’da otobüs yakýt alýp yýkanýrken eda ettim. Sayýn bakanýmýzla, çok firaklý siyaset konuþmalarýna daldýlar. Ben de ayný dertten mustaribim. Tilkinin kýrk öyküsü varmýþ; hepsi yiyemediði tavuklar üzerineymiþ! “Onlarý dinleyip Acýlarým artmasýn” diye, ayakyoluna gittim.
KUBADABAT SARAYI- Ramazan Topraklý, Þ. Karaaðaçtan sonra Yeniþar Bademli’yi ve Kubadabat Sarayýný görmemiz için bizi 200 km. fazla dolaþtýrdý. Yol yenilemeleri var; iki ayrý noktada otobüsümüz saplandý kaldý. Çok maceralý ve riskli anlar yaþadýk. Beyþehir gölünün çevresini otobüsle iki kez dolanmak zorunda kaldýk. Gene de, sonunda Kubadabat Sarayýna, ancak yaya gittik. Hepsinden hýzlý yürüyen elbette bendim. Muhteþem sarayý gördük. Tavanlardan bile, çökmeyip kalanlar var. Kireç harcýný yumurta ile güçlendirerek çimentodan daha saðlam ve dayanýklý bir malzeme üretmiþler. O muhteþem saray, ayný malzemelerle yenilense ve tanýtýlsa, çok turist çeker.
BEYÞEHÝR Nedense Hüyük ilçesini hiç gezmedik. Ben de eski Hüyük Belediye Baþkaný Hüseyin’nin öykülerini anlatarak, Hüyük hasretimi gidermeye çalýþtým. HüHhhGölü iki taraftan turlayarak, Beyþehir’e umulandan üç dört saat sonra kavuþabilmiþtik. Eþrefoðlu Camiini de tekrar görmek nasip oldu. Yýllar önce adaylýk sevdasýna, bu yerleri birçok kez turlamýþtým. Osmanlý döneminde Isparta, Konya Vilayetinin sancaðý idi. Yalvaç’lý ünlü din hocasý olup “Sonradan Mevlevi, daha sonra Melami olup; þiirlerinde, sonunda insana deðer vermenin en büyük meziyet olduðuna inandýðýný” söyleyen ve ayný zamanda sýnýf arkadaþýmýn dedesi Ethem Yalvaç; “Konya’da vilayet daimi encümen azasý iken; Beyþehir gölüne kapaklar yapýlýnca; buradan alýnacak suyla, Çumra ovasýnda pamuk ekimi baþlatmaya karar verdiklerini” anlatmýþtý. O kapaklarý, gecenin ilerlemiþ saatinde Beyþehir’den çýkarken elektrik ýþýðýnda hayal-meyal görebildik. nazifkurucu@hotmail.com
|