|
“ Dost! Dost diye, nicesine sarýldým;
Benim sadýk yarim, kara topraktýr.”
Büyük þair Veysel’in bu koþmasý, ne kadar haklý bir tespiti anlatýyor. Ýnsan ve devlet dostluklarý geçicidir. Gün gelir en yakýn dostunuz, size en azýlý düþmanýmýzdan daha fazla kötülük yapabilir. Devletler arasýndaki dostluklara ise, hiç güvenilemez. Çoðu kez saldýrmazlýk paktý yapan iki ülkeden biri, diðerine hemen saldýrýr. Hitler böyle yapmýþtý
Devletler arasýnda güvenlik ve çýkar iþbirlikleri olabilir. O hallerde bile, güçlü ve zengin olan diðerinin altýný gizlice; bazen de açýktan, göstere- göstere oyar. Müttefiklerimiz, içimizdeki terörü kýþkýrtýp, silahlandýrýp destekleyerek; bize tuzak kuruyorlar. Ýttifakmýþ, müttefikmiþ, sýký dostmuþ… Bunlarýn hepsi yalan! En azýndan geçici. Þartlar deðiþince, dostluklar ve ittifaklar da geçersiz kalýr. Dost ve müttefiklerimizin isteklerine boyun eðerek, gücümüzü ve olanaklarýmýzý tüketmemeliyiz. Onlarýn çýkar savaþlarýný üstlenerek, askerlerimizi kýrdýrmamalýyýz. Müttefiklerimiz ve diðer güçlü devletler, dýþ politikalarýna ve savaþlarýna bizi alet edememeli. Çoðu zaman bize yüklenen görevler, kýsa veya uzun vadede kendi çýkarlarýmýza aykýrý oluyor. Taþeronluk karþýlýðýnda alýnan yardýmlar, beklenenden çok-çok da az ve uðradýðýmýz kayýplarý ve tehlikeleri karþýlamaktan uzak kalýyor.
***
BEÞAR ESAT, KATLÝMLALAR YAPARAK; SONA DOÐRU YOL ALIYOR
Kral deðilsin! Baban da deðildi; ihtilal yapýp yönetimi gasp ederek el koyan bir fýrsatçýydý. Artýk krallýklarý bile, bu çaðdaki insanlarýn vicdaný ve Mantýðý kabul etmiyor. Kral da olsan da, halký öldürmeye hakkýn yoktur. Bu dönem, KAHROLSUN MONARÞÝLER denilen bir çaðdýr. Azýnlýk diktatörlüklerine ise, hiç katlanýlamaz. Hama, Humus, Halep ve Lazkiye çevrelerinde Türkler çoðunluktaydý. Asýrlardan beri ezilip asimile ediliyorlardý. Baban onlarý toplu soykýrýma uðrattý. Teröre, kol kanat gerdi. Eline bir þey geçti mi?
Sünnileri ve Türkleri topluca öldürmekten vazgeç. Seni destekleyen sömürgeciler hangisiyse, onlardan birinin ülkesine git. Kelleni ve aileni kurtar! Kendi kaderini çiziyorsun. Tüm bunlara raðmen, sömürgecilerin Suriye’ye karþý açacaklarý bir savaþa biz katýlmayacaðýz. Oradaki her mezhep ve ýrktan halklarla, hep komþu ve dost kalacaðýz.
***
LÝBYADA OLANLAR, AKLA VE MANTIÐA SIÐMIYOR
Libya’nýn nüfusu 8-9 milyon. Bunun da en az yarýsý Kaddafi’ye muhalif. Ondan yana olanlar, en çok 4 milyon kiþi. Çýlgýn diktatöre savaþ açan NATO ülkelerinin toplam nüfusu ise, bir milyar. Buna raðmen koskoca NATO, kullandýðý silahlarý dýþarýdan satýn alan bir diktatörle baþa çýkamýyor. Ýnanmak mümkün deðil. Ortada bir oyun var!
*Acaba, asýl amaç, orada önemli yatýrýmlarý olan Türk atýlýmcý ve iþçileri kaçýrtýp; yatýrýmlarýmýzý yok etmek miydi? Türkiye’nin Libya’da elde ettiði inisiyatifi darbelemek için mi çevrildi tüm dolaplar?
*Bayraðýmýzý Libya halkýnýn elinde taþýyýp sallamasýna sinirlendiler de mi, çýkardýlar o savaþý?
*Sonsuz petrol yataklarý olan ülkenin, zenginlikleri üzerinde sömürgeci devletlerin pazarlýklarý henüz son bulmadý mý? Savaþýn baþýný çeken sömürgeciler, Kaddafi’den istediklerini elde ederlerse; onun makamýnda kalmasýna izin mi verecekler?
* “Savaþ sürüp gitsin de; Kutsal Ramazanda daha çok Müslüman öldürelim” diye mi düþünmekteler yoksa!?
*Üç beþ milyon adamý olmayan bir diktatör, koca ittifaka karþý bu kadar direnebiliyorsa; biz o ittifakýn nesine güveneceðiz? (Zaten tüm yükünü çektiðimiz ittifak; bizdeki teröre karþý hiçbir þey yapmadý) nazifkurucu@hotmail.com
|