|
Özelleþtirme tehlikeli bir ilaç! A.B. ise güç duruma ve ekonomik bunalýma düþürmek istediði ve aslýnda pek sevmediði üyeleriyle üye adaylarýna, bu ilacý içiriyor. Ýstiyor ki, kölesi ve müstemlekesi olsunlar. Bu görüþümü kanýtlayan bir örnek olduðu için; son gezide bazýlarýný ilk, bazýlarýný yeniden gördüðüm ülkelerden Macaristan’ý anlatmayý öne aldým.
Türk kökenli ve Finlilerin de akrabasý olan Macarlar, bin yýldan önce Tuna boylarýna yerleþmiþ. Yazýlarda ve konuþmalardaki seslerin ve özellikle hecelerin, Türkçeye benzediðini hissediyorsunuz. Binden fazla sözcüðümüz ise, onlar tarafýndan aynen kullanýlýyor. Bölgede yadýrganmamak ve düþman kazanmamak için; eski atalarýmýz gibi Þaman olduklarý halde, Katolik Hýristiyan olmaya karar vermiþler. Ýþteban (Stefan) adlý krallarý Papa tarafýndan vaftiz edilerek halkýný da Hýristiyanlaþtýrmýþ. Bu adým bile, kardeþlerimizi komþularýnca ezilmekten kurtaramamýþ. Son örnek bu yýllara ait! Avrupa Birliðine girmeden önce nüfus artýþý saðlamak için çocuk yapan ailelere, 3 ile 15 yýl arasýnda çalýþmadan ücret ve maaþýnýn yüzde yetmiþini alabilme hakký verildiði halde. A.B bu ve benzeri teþviklere son verdirmiþ. Doðumlar neredeyse sýfýrlanmýþ. Macaristan’da asgari ücret 200-300 Euro’ya düþürülmüþ. Macarlarýn periþanlýðý, Avrupa Birliði Patronluðunu elinde tutanlarýn hiç umurlarýnda deðil! Onlar yalnýzca Yunanistan’ý güçlendirmenin telaþý içindeler. Çünkü Türkiye’ye karþý kullanacaklarý, gerekirse kýþkýrtýp savaþtýracaklarý bir alet, fedai veya has evlat gözüyle bakýyorlar Yunanlýlara ve Rumlara!
Bir zamanlar Macaristan çok daha büyükmüþ. Belgrad bile Macar kentiymiþ. Þimdi de çevre ülkelerde on milyondan fazla Macar yaþýyor. Romanya’da çok kalabalýk ve itilip kakýlan büyük bir Macar azýnlýk bulunuyor
Macaristan’da eðitim çok güçlü; mezunlarý tüm batý dünyasýnda kapýþýlýyor. Özellikle Macar doktorlar, diðer zengin Avrupa ülkelerine gidiyor. Her köyde bir doktor ve bir market bulunmasý mecburi olduðu için; bazý köylere doktor bulunamayýnca, yerleþim birimlerinin statü kaybý oluyor. Her bina bahçeli; bizdeki gibi birbirine bitiþik zevksiz bloklar yok. Bahçeler çitle çevrili. Okul bahçelerinin çitleri, yan yana kalemler þeklinde! Hizmet sektöründe %10 bahþiþ mecburi. SUZIKÝ otomobil fabrikasý burada. ANAP döneminde bu fabrika Türkiye’de kurulmak istenmiþ; yer tahsis edilmediði için Macaristan’a kaptýrmýþýz fabrikayý! Bizde açýlsa, kim bilir kaç bin istihdam saðlardý.
Macaristan henüz resmen Avroya geçmemiþ; çok düþük kurdaki kendi para birimini kullanýyor. Euro da, Çek Cumhuriyeti ve Slovakya’da olduðu gibi geçiyor.
Avrupa Birliðinin zorlamasýyla tek þeker Fabrikalarýný özelleþtirmiþler. Fabrikayý satýn alan Avusturya þirketi, iþletmeyi kapatmýþ. Dýþarýdan getirdiði kalitesi belirsiz þekeri satýyormuþ, hem de tekel olarak! Ýþsizlik büyük dert haline gelmiþ. Neredeyse zalim ve acýmasýz Komünist diktatörlüðü dönemi bile, aranýr hale gelmiþ. Üstelik Avrupa birliði, en mükemmel tarým ülkesi ve hububat ambarý olan Macaristan tarýmýna, kýsýtlayýcý kotalar koymuþ. Ekilecek alanlarý ve elde edilecek tarým ürünlerini kýsýtlamýþ. A.B patronlarý, kendi çiftçi ve hayvancýlarýna bire-dokuz destek verirler. Avrupalý üretici on liralýk ürün ihraç ederse, dokuz lira teþvik alýr. O devletler müstemlekecilikle ve soygunlarla öyle zenginleþtiler ki; kendi üreticilerine böyle büyük teþvikleri rahatça verirler. Sevmedikleri ülkelerin üretimine ise; kýsýtlama ve sýnýrlama koyarlar. Yoksulluk Macar kardeþlerimizin belini bükmüþ. Ýþsizlik ve yoksulluk nedeniyle intiharlar çoðalmýþ. Rutubetli ortamda ve kýþýn buz gibi günlerindeki eksi yirmi beþ derecelerde, soðuktan ölenler oluyormuþ.
Bizdeki özelleþtirmeleri hatýrlayýn. Et Balýk Kurumu satýlýp arsasýyla vurgun yapýldý. Þeker ve Sigara fabrikalarý satýldý; üretim durdu. Ýthalat ve dýþ borçlarla cari açýklar patladý. Ýþsizlik tavana vurdu. Yabancý ve düþman ülke þirketlerinin istedikleri gibi at oynattýðý, sömürü alanlarý olduk. Macarlar da öyle!
Macaristan bulunduðu bölgenin ve Tuna nehrinin geçtiði yerlerin en güzeli ve en yeþili! Tuna nehri, Buda kenti ile, Peþte’yi birbirinden ayýrýr. Üzerinde sanat deðeri olan birçok tarihi köprülerle, büyük, yeþil ve yüzlerce arabanýn park ettiði; hatta tren bile iþleyen bir adasý var. Bu kardeþlerimizin ülkesinde okuyan, bin adetten fazla Türk öðrenci var. Macar kýzlarý çok güzel! Ýnsanlar saðlýklý ve çalýþkan. Balýkesir Üniversitesinde yabancý dil öðretimi gördükten sonra buraya gelen Yaþar Tüfekçi isimli Türk genci, o güzel kýzlardan biriyle evlenmiþ. “Övünmek gibi olmasýn, Macar kýzý aldým” diyor. Bizimle gezerek çok deðerli bilgiler verdi. Estergon Kalesi türküsünü katýlmamýzý saðlayarak söyledi. Ayný türküyü Rahmetli, Barýþ Manço’nun sesinden de dinletti. Kalabalýk gurubumuzun hepsi coþtu. “Yaþar, büyük adamsýn!” diye baðýrdým. Rehberimiz kendisine bu kadar canlý iltifatlar yapmadýðým için, gücenmiþ.
Toplu ve müzikli otantik yemeklerden birinde, beþ büyük masa idik! Ýki masaya da Yunan turistler oturdu. Topluca söylediðimiz türkülere, kendi þarkýlarýyla karþýlýk verdiler. Bize Karadeniz Ereðli’sinden katýlan 24 kiþilik coþkulu ve korkusuz Asena gurubu, anýnda daha yüksek sesli bir türküyle onlarý bastýrdý. Böyle süren birkaç atýþmadan sonra, kadeh tokuþturarak yatýþtýrabildik çatýþmayý. Ereðli bayanlar, savaþ havasýna girmiþ gibiydi. Onlarýn tümünü hizaya getirmeye hazýrdýlar.
Belki bir gün gelir, *Avrupa’daki Türkler, *Macarlar, *Finliler ve *biz birleþerek, Avrupa’nýn en güçlüsü ve zenginleri oluruz. nazifkurucu@hotmail.com
|