|
Ýnsanlýðýn bugün ulaþtýðý akýl düzeyinde; imparatorluklarýn, krallýklarýn ve öyle bir yöneliþi amaçlayan diktatörlüklerin yeri yoktur; modasý geçmiþtir! Bu çaðda kendilerini birey olarak her hakka layýk ve en tepedekilerle eþit gören insanlar; bir kiþi veya aileyi herkesten üstün, akýllý ve yetkili kabul etmez. Baþarýlar varsa; bu bir kiþinin veya soyun eseri deðildir. Geliþmeler ve elde edilen nimetlerde, toplumdaki her ferdin az veya çok katkýsý vardýr. Ülkenin geliri yükseldiyse, en uzak köydeki en pasif bir vatandaþýn bile çalýþmasý, üretimi, hatta tüketimi, o sonuçta etkilidir. Zafer, yalnýzca baþkumandanýn deðil; savaþan veya o savaþa malzeme ve destek hazýrlayan, hatta dua eden tüm yurttaþlarýndýr.
Sonuçta kral veya baþkan da olsa; toplumdaki herkes eþittir! Ayný ölçüde deðerlidir! Hiç kimse kral olamaz. Bu çaðýn düþünce sisteminde artýk krallýklarýn, imparatorluklarýn ve onlara özenen, zamanla krallaþmak temayülünde olan diktatörlüklerin gereði kalmamýþtýr. Hiçbir insan, böyle üstünlük taslayan maðrur psikopatlara tahammül edemez. Toplumun ve gruplarla kiþilerin, hükmeden, üstünlük taslayan ve ulusal gelirin çoðunu çalan diktatörleri ve benzerlerini devirmeye; yok etmeye, yerden göðe kadar haklarý vardýr.
Ýster dededen-toruna ve babadan oðla geçsin; isterse hýrslý birisi kendi çabalarýyla saldýrgan iradesini toplumun yüreðine yerleþtirsin; tek adamýn hüküm sürdüðü yönetimlerin amacý, saltanat benzeri üstünlükler ele geçirmektir. Krallaþmayý veya tek aile ve adam yönetimini kurmayý amaçladýðý belli olan sivrilikler, toplumlar için tehlike teþkil eder. Hitler bunun en belirgin örneklerinden biriydi. Diktatörleþmeye yönelen liderlerin yarattýðý tehlikeler karþýsýnda her toplum, dikkatli ve hassas olmak ve tam demokrasiyi savunmak zorundadýr. Bu dikkati göstermeyen toplumlar, kendi yarattýklarý sivri liderlerin krallaþmasýna ve kendisine zulmetmesine zemin hazýrlamýþ olurlar.
Yararlý iþler yaparak kahramanlaþan liderler de, sýradanlaþarak mütevazi bir vatandaþa dönüþmeyi becerebilmeli. Ele geçirdikleri öncülük rolünü hiçbir zaman býrakmamak ve toplumun sýradan bir ferdi olmayý kabul etmemek eðilimine kapýlanlar, ayný toplumun kanseri haline gelebilirler. Çok sevilerek sivrilen; tüm köþe baþlarýný ve kontrol noktalarýný ele geçiren hükmedici havalara bürünerek tek adam haline gelen her yönetici, Hitler’leþebilir. Ýçinden sivrildiði toplum için tehlike haline dönüþebilir. Çok tutulan ve hayranlýk uyandýran hiçbir lider veya kahraman, tek adam yönetimine heves etmemeli. Böyle bir yöneliþ, adý krallýk veya imparatorluk olmasa bile; monarþiye dönüþebilir. Bu yüzden Ayný kiþinin bir makamda 5-8 yýldan fazla kalamamasý þarttýr. Anayasalardaki deðiþtirilemez hükümlerin de çok önemi vardýr. O deðiþtirilemez maddeler, toplumlarýn yanýltýlarak kendine zarar verecek kurallarý onaylamasýný ve diktatörlerin kölesi haline düþmesini engeller.
Son yýllarda Ýslam dünyasýnýn karmaþalara gömülmesi; on binlerce Müslüman’ýn ölmesi ve birbirini kýrmasý; monarþik rejimlerin, krallýk ve diktatörlüklerin eseridir.
Çanakkale ve Kurtuluþ savaþlarýnýn ve ondan önceki birçok savaþýn kahramaný olan Yüce Atatürk, saltanatý laðvederek ve seçimli bir demokrasiyi getirerek; bizi öyle iç çatýþmalara düþmekten korumuþtur. Saltanatý kaldýrdýktan sonra, istese halife ve padiþah olabilirdi. Bunu yapmayarak ülkemizi bugün orta doðudaki karmaþalara uðramaktan korumuþ oldu. O güne göre mükemmel sayýlacak bir demokrasi kurdu. Dünyada ve Avrupa’da, kadýnlara seçme hakký tanýyan ilk ülke biz olduk.
Karmaþa içinde birbirini katleden kardeþ ülkelerdeki krallar ve diktatörler, saltanatý býrakarak güvenli ve serbest seçime gitseler; katliamlar durur. Kendileri baþkanlýða aday olsalar ve seçilseler bile; makam sürekleri kýsýtlý olursa, çatýþmalar hafifler. Ama adý kral olsun, baþkan olsun hiçbiri; öldükten sonra oðullarýna býrakacaklarý makamdan vazgeçmiyor. Kitlesel öldürmeler sürüp gidiyor. Sömürgeci batý, bunu fýrsat bilerek hem dilediði kadar Müslüman’ý bombalayarak öldürüyor; hem de kardeþ ülkelerin kaynaklarýna el koyuyor. Öyle kral ve diktatörler var ki, kalabalýk haremlerini ve sürüyle hizmetçilerini de alarak sömürgeci ülkelerin sahillerinde tatil keyfi sürüyor. On milyonlarca aç çocuðu doyuracak kadar serveti, bir günde küffara daðýtarak gösteriþ yapýyor. Tebaasýndan ve hizmetlilerinden istediði kiþinin kellesini, bir iþaretiyle kestiriyor. Böylelerinin bir günlük gideri bile; tüm Ýslam dünyasýnýn kalkýnmasýna yetebilir. Bu saltanatlar helal midir? Elbette haramdýr. Krallýk ve diktatörlüklerle saltanatlarýn sonlanmasý, Ýslam düþüncesine de uygun. Zaman içinde hiçbir kral ve diktatör kalmayacak. Fakat o zamana kadar, Müslüman ülkelerin tüm kaynaklarý boþa gidecek! Kaç milyon Müslüman ölecek kim bilir? Alemlerin Rabbi olan Allah’ýmýz yardým etsin de, monarþiler ve tek adam yönetimine özenenlerin saltanatý tez zamanda son bulsun!
nazifkurucu@hormail.com
Yurt dýþýna çýkýyorum; bir hafta izinliyim. Saygýlarýmla…
|