|
“Üçüncü köprü sulak alanlarý ve ormanlarý tahrip eder! Ýstanbul yaþanamaz olur!” diye feryat ediliyordu. O yýkýmdan korkarken bin beteri; milyonlarca kat pahalýsý ortaya atýldý. “Seçimi biz kazanalým da; ötesi ne olursa olsun” tarzýnda düþünülüyor galiba! Çýlgýn proje deðil; doymaz ihtiras denilse doðru olur. Yeni kanala kaç köprü yapýlacaðý da açýklansýn! Altýna tüp geçit de yapýlacak mý?
Ýki profesör tartýþýyor. Planýn kendinden gizlenmiþ olmasýna kýzan, “Bu iþler gizli olmaz!” diyor; orada arazi kapatamamýþ olmanýn dehþetini saçýyor. Diðeri becermiþ olmalý ki; “Bu bilgiler herkesle paylaþýlmaz” tezini savunuyor. Fýrsatýn kaçtýðý anlaþýldý. Silivri ve Çatalca’da emlakçý telefonlarý kilitlenmiþ. Çakma Boðaziçi’nden yer kapatmaya niyetlenenler; avucunu yaladý! Önce casusu bol küffar haberdar olarak geniþ arazi kapatmýþ. Projeyi baþtan öðrenen torpilliler de, çoktan toplamýþ oralarý.
1-Süveyþ ve Panama kanallarý, “Gemiler tüm Afrika ve Güney Amerika kýtasýný dolaþmak zorunda kalmasýn” diye açýlmýþ. Her biri yirmi-otuz bin kilometre tasarruf saðlýyor. Finansmanýný zengin sömürgeci ülkeler, uluslar arasý ortaklýklar kurarak karþýlamýþ. Siz bedelini ancak bin yýlda çýkaracak bir kanal için; o korkunç giderleri yoksul insanlarýn aþýndan keseceksiniz. Haram olur. Çýlgýn projede, boðazdan geçmemekle kazanýlacak bir mesafe yok! Vazgeçilmeli. “Ýstanbul bu kalabalýðý çekmiyor; gelenlerden vize soracaðýz” diyenler, tüm yatýrýmlarý oraya yýðarak yedi milyonluk nüfusu 15 milyona çýkardýlar. Þimdi Çorlu ve Gebze’ye onar milyon insan çekerek; kýrk milyona ulaþtýrmak istiyorlar. 2-Marmara ve Ýstanbul deprem bekliyor! Can kaybýný çok milyonlara mý ulaþtýrmak istiyorsunuz? 3-Boðaz trafiði azalmaz. Tankerleri ve transit geçenleri engellemeye, Montrö anlaþmasýna göre hakkýmýz yok! 4-Yerli gemilerin bir kýsmýný kanala aktarsan bile; hepsi Çanakkale boðazýnda sýra beklemeyecekler mi? 5-Eko sistem çökecek. Ýstanbul nefes alamayacak! Kuzeyindeki sulak alanlar ve ormanlar yok olacak. Balýk nesilleri, Marmara, Karadeniz ve tüm bölge zarar görecek.
Boðazýn altýndan geçirileceði planlanan tüp geçit ne oldu? Bitti mi, bitmedi mi? Orada milletimizin ne kadar kaynaðý boþa gitti? Hiçbir þey yapmadan iþi yerli müteahhide devreden Fransýz þirketi, uluslararasý mahkeme düzeneðiyle ülkemizi soymak mý istiyor? Büyük hayallerle yanlýþ adýmlar atmayalým. Yoksul halkýmýzý ve borçlu ekonomimizi soydurmayalým! Bu proje tüm Anadolu halkýný deprem beklenen o bölgeye göçmeye mecbur eder. Kýt kaynaklarýmýzý boþa götürür. Zaten tüm yatýrýmlar Ýstanbul ve çevresine yýðýldýðý için; halkýmýz köyünü kasabasýný ve tarlasýný terk edip, iþ bulunabilen o tehlikeli yerlere göçtü. Tarým ve hayvancýlýk böylece çöktü. Kiþi baþýna en az iki koyun bir de büyükbaþ hayvanýmýz vardý. Artýk kurbanlýklar bile ithal! Tütün ve pancar ekerek kasaba ve köylerde inek-koyun-manda besleniyordu. Fabrikalarý yabancýlara sattýnýz. Kapatýp dýþarýdan getirdikleri hastalýklý ürünleri halkýmýza kazýkladýlar. Üretimimiz ve her þey, böylece çöktü. Ýþ bulmak, ancak Ýstanbul çevresine taþýnmakla mümkün hale geldi. O delirmiþ projeye de baþlanýrsa; köy ve kasabalarýmýzda kimse kalmaz. Hepsi Ýstanbul’a göçer. Ülkenin tüm kaynaklarý o kanala gömüleceði için; baþka iþlere paramýz kalmaz. Otuz kýrk yýldan önce bitirilmesi olanaksýz. Yandaþ müteahhit ve hafriyatçýlar kazanýr o kadar!
Doðduðum Yalvaç ile doyduðum Akþehir arasý 55 km. Ölümcül uçurumlar, virajlar dolu tek þerit! On bin kiþi, arabalarla yuvarlanýp öldü. Daðýn altýndan 8 km.lik tünel açýlsa; iki ilçe birleþir. Otuz uðraþtým; Akþehir tarafý biraz düzeldi. Yalvaç sýnýrýndaki uçurumlar duruyor. Valilere yalvardým, birkaç kilo dinamitle 4-5 personel ayýrýp ölümcül yerleri bir santim bile geniþletmediler. Daha geçen yýl bir otobüs dolusu ölü verdik! Çoðu Ýstanbul’a göçen hemþerilerim, ilçemize uçurumlara yuvarlanarak ölmeyi göze almadan gelemezken; böyle uçuk iþlere milyar dolarlar harcanýrsa haram olur.
Bu çýlgýn hayale en güzel yanýtý televizyonda Eskiþehirli vatandaþ verdi; “Yeni Boðaziçi yapacaðýna; Anadolu’daki aç boðazlarý doyur!” dedi. En enteresan görüþ ise, “Bu çýlgýnlýðýn, üniversite sýnavlarýndaki þaibeyi unutturmak ve gündem deðiþtirmek için” yapýldýðýný yazan arkadaþýn idi. Anadolu’yu bu kadar ihmal edip hepimizi deprem bölgesine göçmeye zorlamak, çok yanlýþtýr ve günahtýr.
Ýstanbul-Ankara arasýndaki demiryolunu yarýya düþürmek için AYAÞ TÜNELÝ projesi vardý. Ünlü yazarlardan bir kýsmýnýn görüþü; deli projenin de Ayaþ Tüneli gibi unutulup gideceði yönünde! A-Marmara fay hattýný unutma! B-Su havzalarý ve Ýstanbul’a hayat veren kuzeydeki yeþil kuþaða dokunma! C-Deprem bölgesindeki nüfusu artýrma!
“Reklam’ýn kötüsü olmaz” diye bir söz var. Çýlgýn proje de, sivri bir seçim reklamýydý. O kadar! nazifkurucu@hotmail.com
|