...
2009-05-18 - 09:18

Soruyorum hayatýn karmaþasý içinde, güzel giden ne var?
Herkes her þeylerden þikâyetçi.
Ýþçi iþinden, patron iþçisinden…
Memur aylýðýndan..
Ýþsiz iþsizliðinden.
Tahammülsüzlük var bir…
Çýrak kalfa olma, kalfa usta olma peþinde…
Ýþçi olan patronluk, memur olan amirlik peþinde..
Ýyi de ne olacak…
Çýkarlýðýn kalfalýðýn nesi var?
Ýþçi olmak kötü mü?
Ya patron olmak?
Siz çýraðýn kendi çýraklýðýndan memnun olup da iþimin en iyisi benim, ben aranan çýraðým diyen birisini gördünüz mü?
Ýlla ki kalfa olacak..
Kalfa ise usta…
Þükür unutuldu mu?
Ya “Elhamdülillah” ?
Oysa insan þükretmesini de bilmeli.
Ýnsanlar sevmeli birbirini, hatta zorundalar da… Fakat hep yalan, hep yalan…
Kimsenin kimseyi sevdiði filan da yok…
Tahammülsüzlük almýþ baþýný gidiyor. Kimsenin kimseyi çekeceði filan da yok… Kimse kimseyi can kulaðý ile dinlemiyor… Ya da dinlediklerinin içinden iþine gelenleri alýyor…
Birileri hep rol yapýyor.
Kýsa olan hayatta, rollerle, yalanlarla geçiyor ömürler..
En çok da sevgi adýna söyleniyor, zýrvalar, yalanlar..
Duygusal, þiirsel tripler.
Hassaslýk moda oldu ya..
Edebiyat unutuldu, þiir unutuldu ya…
EBEM FELSEFELERÝ iki satýrda þiir diye yutturulur oldu ya..
Olsun bakalým…
Öykü yarýþmalarýnda hayatýnda hiç öykü yazmamýþ, þair bile olamayanlar jüri üyesi seçilir oldu ya.
Ahbap – çavuþ jürileri.
Bir içki masasýnýn boþ kadehleri gibi.
Herkesin kültürü kendine.
Kültürsüzlük almýþ baþýný gidiyor ya.
Var, olsun bakalým…
Biliyorum yine de kimseler mutlu deðil…
Bir mutluluk yakalamak için, açmýþým arabamýn müzik çalarýný, bir Akþehir Türküsü dinliyorum…
Akþehir’e karþý…
Tüm mutsuzluklarý bu þehirden, insanlarýn üzerinden kovmak için…
Türkü de ne güzel çalýyor:“ENTARÝSÝ AKTANDIR, NE GELÝRSE HAKTANDIR”
Allahýma binlerce þükür…
Mutsuzluða karþý mutlu olabilmek ne güzel…
Sevmek güzel, sevilmekse çok daha güzel.
Bir ses :” hoþça kal” diyor.
Ben de kendisine hoþça kal diyorum..
Hoþça kalmak, hoþça kalabilmek ne güzel…
Hoþça kalýn.
Bu Haber 1683 Defa Okundu
|